Yaşamak İçin Öldür |3.5/5|
James Bond kitaplarının ülkemizde yeniden kendine raflarda yer buluyor olmasından dolayı memnunum. Film tarafında 007 benim oldukça sevdiğim bir seridir. Tüm filmlerini izlememiş olsam da genel olarak beğenirim. O yüzden de Salon Yayınları’nın 007 kitaplarını sırasıyla yayınlıyor olmasını heyecanla takip ediyorum.
Heyecan ve beğeni gibi kelimeleri kullanmama rağmen neden kitaba üç buçuk puan verdiğim merak edilebilir. Klasik kitaplarda bazen insanın başına gelen bir durum. Kitabın varlığı her ne kadar değerli olsa da içeriği, tam olarak iyi yaşlanmamış olabiliyor. James Bond kitaplarına da ben bir nebze bunun olduğunu düşünüyorum. Yine değerliler belki ama bazı açılardan değil.
Kitabın konusundan bahsedecek olursam eğer; James Bond’un, Bay Big isimli bir villianı durdurmak için atıldığı serüvenler diye kısaca açıklayabilirim. Eğer açıklamamı uzun tutacak olsaydım, kitabın siyahi kültüründen beslendiğini, Harlem ve Jameika gibi yerlerin kitaptaki önemli mekanlardan olduklarını söylerdim.
Kitap o zamanlarda da şimdilerde de geçmişteki lüks çevrenin hayatını göstermek ile farklı coğrafyaları tanıtmak açısından başarılı, evet. Kitabın iyi olduğu noktalardan biri bu. İkinci konu, James Bond’un karakterindeki zayıflık. Bu kitapla beraber daha iyi anladım ki karakterin filmlerdekine kıyasla daha insani olması bence karakteri değerli kılıyor. Karakterin acısını, üzüntüsünü, sevincini ya da korkusunu kitaplarda daha sık görüyoruz.
Ancak bu kitabın, akıcılık anlamında ilk kitap kadar olabildiğini düşünmüyorum. İlk kitap kurgusal olarak bence daha akıcıydı ve daha bir casus hikayesiydi. Diğer kitaplara karşı olan ümidimi yine de kaybetmedim. Konu benim ilgimi çekmemiş olabilir. Yazarın yazın yeteneği konusunda, detay vermekten kaçınmamasını