Evet, çok şeyler yapacaksınız; fakat yapacağınız şeyler korkarım ki, memleketi çıkılmaz bir girdaba sokmaktan başka bir şeye yaramayacaktır. Eğer ben, benim gibi düşünenler o gün hayatta bulunursak, sizin bugünkü sözlerinizi takdirle yâd etmeyeceğiz. Temenni ederim ki, bizi içinden çıkılmaz zorluklar içinde tek etmeyesiniz
Başkumandan yardımcısı her hareketinde bir ordu mahvederdi. Sarıkamış'ta olduğu gibi...
O ve arkadaşları Türk ordusunun aciz ve kabiliyetsiz olduğu kanaatiyle, yabancı bir askeri heyetin ayaklarına kadar giderek ve rica ederek onları memleketimize davet ettiler.
Bu heyete Türk milletinin kabiliyetsizliğinden ve beceriksizliğinden bahsedilmiş, kendilerine adeta gelip bizi adam etmeleri teklif olunmuştur.
Kitap üretiminin pahalı ve masraflı bir iş olarak belirli bir zümrenin elinde kalması sadece basılan kitap sayısının az olması sonucunu getirmedi. Yeni formatların ve eserlerin ortaya çıkmasını, bilginin demokratikleşmesini, yani halka yayılmasını ve okuma oranlarının artmasını da önledi.