"Dönsek mi bu aşkın şafağından?
Gitsek mi ekalim-i leyala?
Bizden daha evvel erişenler,
Ağlar bugün evvelki hayale...
Dönmek mi? Ne mümkün geri dönmek,
Düştüyse gönüller bu melale?
Bu eldir ufuklardan uzanmış
Zulmet bizi çekmekte visale..."
"Ateş gibi bir nehr akıyordu
Ruhumla o ruhun arasından.
Bahsetti derinden ona halim
Aşkın bu umulmaz yarasından.
Vurdukça bu nehrin ona aksi
Kaçtım o bakıştan, o dudaktan,
Baktım ona sessizce uzaktan
Vurdukça bu aşkın ona aksi..."