Açıkçası kitabın beni bu kadar ağlatacağını, kendimden bu kadar çok parçayı içinde barındıracağını asla düşünmezdim. Kitabın konusundan kısaca bahsettikten sonra incelememe başlayayım.
Hikayemizin iki ana karakteri var; Jamie ve Elin. İkisi de çok özel çocuklar fakat kendilerinde sürekli eksik gördükleri bir şeyler var. Jamie Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı olan bir çocuk. Hiçbir davranışını düşünmeden yapan, kafasının içersinde susmayan sesler barındıran ve dönüp baktığında geçtiği her adımda arkasında bir karmaşıklık bıraktığını düşünüyor. Elin ise Jamie’nin tam tersi… Derslerinde,sanatta, iyi çocuk olmakta ve aklınıza gelebilecek her şeyde mükemmel olan harika bir kız. Evet kitabımız da bu iki zıt çocuğun bir arada yaşamadını konu alan harika bir hikayeyi barındırıyor.
Okumaya başladığımdan beri hikayenin beni en derinden sarsan kısmı hem Jamie’nin hem de Elin’nin bir türlü ebeveynleri tarafından anlaşılamamasıydı. Kitap çoğumuzun bazı zamanlar yaşadığı anlaşılamamanın verdiği sıkışıklık hissini çok güzel aktarmıştı. Okurken çocuklarla birlikte aynı duyguları ve aynı hayal kırıklıklarını ben de birebir yaşadım
Bunun dışında kitap iletişimin ne kadar önemli olduğunu ve sonunda önyargının hayatlarımızdan ne kadar fazla güzelliği götürdüğü düşüncesini müthiş vermişti. Kısacası harika bir kitap okudum. Çocukların karakterleri, yaşadıkları duygular okuyucuya çok iyi yansıtılmıştı ve sonunda hüngür hüngür ağladım. Genç, yetişkin, yaşlı… kim varsa herkese tavsiye ederim.
Sanki deliliğimi dünyaya bulaştırmamam için herkesin kendini karantinaya almak istediği bir hastalık gibiyim.
Ne denerlerse denesinler… Ben olmanın tedavisi yok.