Aziz Nesin'in verdiği bir örnek konuyu aydınlatması bakımının oldukça dikkat çekicidir. Nesin, Cumhuriyet döneminde mizaha yapılan baskının arttığını siyasi gücün Salt yasal düzenlemelerle yetinmediğini, yasa dışı yollardan da sindirme politikası uyguladığını belirterek Sabahattin Ali ile birlikte çıkardıkları Marko Paşa dergisinin bu politikalara maruz kaldığını açıklamıştır. O dönemde hazırlanan tutanağı da gözler önüne Seren Nesin, mecliste yapılan bir görüşmede İkinci Dünya Savaşı'nın bitmesinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen sıkı yönetimin devam etmesi gerektiğinin, Marko Paşa öne sürülerek istendiğini aktarmıştır. Dönemin Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili Cemil Sait Barlas, kökü dışarıda olarak nitelediği markoPaşa dergisinin Yayınları ile toplumu yanlış bilgilendirdiğini belirterek sıkı yönetimin devam etmesini istemiştir. Nesin siyasi gücün mizaha yaptığı baskıyı bir başka belge ile daha göstermiştir. Bu belge tek partili yönetimi sona erdiren ve 1950 yılında iktidara geçen Demokrat Parti hükümetinin başbakanı Adnan Menderes'in mecliste yaptığı İlk konuşmasına ilişkindir. Menderes bu konuşmasında mizah basınını eleştirmiş ve memleketin bu tür neşriyattan uzak tutulması gerektiğini belirtmiştir.
Gülme ve mizah ile ilgili geliştirilen kuramlardan bir diğeri ise rahatlama kuramıdır. Rahatlama kuramı gülmenin insandaki sinirsel enerjiyi ortaya çıkarması ile ilgilidir. Bu kuram gülmenin ve Mizahın biyolojik işlevi üzerinde durmaktadır. Morreal, sinirsel enerjinin insanlarda yasaklar karşısında biriktiğini ifade etmektedir. Bir diktatörlüğün ağır kısıtlamaları altında yaşayan insanlarda böyle bir sinirsel enerji görülebilir. Morreal'in bu açıklaması Osmanlı Devleti'nde 30 yıl süren bir sıkı yönetim döneminden sonra ikinci Meşrutiyetin ilan edilmesi ile birlikte mizah basında yaşanan patlamayı Açıklar niteliktedir. Öyle ki Hürriyet havasının esmesiyle birlikte birçok mizah dergisi ya da gazetesi yayınlanmış gazeteciler yazıp çizdikleri ile hem kendilerini hem de toplumu güldürerek rahatlatmışlardır.