Gözlerim kalleşçe kurşun yiyip şehit olan askerimin kanlı toprağındaydı. Alayda tören düzenlenip helikopterle memlekete gidecekti naaşı. Sonra çalacaktı sirenler acı acı. Başını kaldıranın, sirenlerin sesini duyanın içi yanacaktı. Sabır dileyecekti sessizce dudaklar.
Kim bilir belki gözyaşları süzülecekti hiç tanımadıkları bir aslan için.
Şehit var diyecekti herkes. Kalleş bir pusuda şehit olmuş diyeceklerdi.
Nasıl olduğunu bilmeden konuşacaklardı.
Birkaç hafta böyle geçecekti. Sonra o ana, o bacı, o evlat sessizce ağlamaya devam edecekti. Yürek yangınları sönmeyecekti.
Şehit olmuş evladının yüzünü gördüyse şükürlere boğulacaktı dilleri. Hele bir de sapasağlam gördüyse işte o zaman, o ananın mutluluğuna diyecek yoktu. Her anaya nasip olmazdı, evladını son bir kez görmek, öyle tarifi olmayan acılar vardı ki, dil bile söylerken cehennem azabı çekiyordu.