Gözde Çelik

Gözde Çelik
@Kitaprella
Okuduğum kitaplar sayesinde gittiğim nice ülkeler ve kahramanlar var. Kimisiyle acı, kimisiyle tatlı bir sonla vedalaştık ama hiç ayrılmadık.Şimdi her biri,kitaplığımda duran yüzlerce sayfalık kalıcı misafirim. İnstgrm:Kitaprella
Üniversite
47 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Merhaba, yazdığım hikâyeler başka hesap üzerinden baktığımda görülmüyor:( Böyle bir sorun yaşayan oldu mu? Bilgisi olan var mıdır? Hikayeler kısmına girdiğimde kayıt yok diyor. Halbuki yazılmış kitaplar var.
Müzik Kutusu
Yıllar sonra elime aldım seni. Tozlu kesif kokulu o sandığın en dibine saklanmıştın. Sanki kimseler görmesin, kimseler bulmasın istiyordun. Ama tanıdım işte seni. Kayın ağacından yapılmış oymalı
Kumaşı ipek kadife olan; çırak elinde elbise değil, ancak heba olur..
Kan Kaybı
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde güzel mi güzel bir ülke varmış. Bu ülke öyle bereketli öyle güzel topraklara sahipmiş ki; başakları altından, ormanları zümrütten,
6 Şubat
“6 Şubat depremi”, bir depremden fazlasıydı. Enkaz altında kalan sadece bedenler olmadı. Dışarı da çaresizce feryat figan yardım bekleyen, yakınını kendi kurtulduğuna dahi sevinemeden kaybeden binlerce insanın ruhu da, o enkazın altında kaldı. 3 yıldır enkaz altındayız. Daha önce 17 Ağustos depreminde de kalmıştık. Alınmayan önlemler, işbilmezlerin yüzünden insan hayatına mâl olan ihmalkârlıklar onları kopardı bizlerden. Tüm Türkiye şahit oldu. Uzaktan değil! yakından. Çünkü kalbimizde hissettik acıyı. Cep telefonlarından çekilen görüntüler yaşanan vehameti en taze ve acı haliyle gösterdi hepimize. Elimizi uzatmak istedik uzatamadık. Sadece izledik. Bunun ağırlığı altında ülkece ezildik. Ama asıl sorumlu olanlar, kendini suçlu hissetmesi gerekenler hiç bunlar olmamış gibi rant peşinde koşmaya devam ettiler. Hâlâ da ediyorlar. Biz ise acısını en derinden yaşamaya devam ediyoruz. Toplumsal travma yıl dönümlerinde daha tetikleyici oluyor. Hâlâ önlemler alınmış değil. Devlet büyüklerinin “Güzel ülkemde böyle durumların yaşanmamasını temenni ederim” şeklinde mektupvari açıklamaları çok itici geliyor. Yani diyorlar ki, tedbir değil, temenni bizden takdir Allah’tan. Umarım bu niyetle hâlâ yoluna devam eden ve umursamayanlar kalp rahatlığı yerine kalp sıkışıklığı ile yaşamak zorunda kalırlar. Bakın ölmek demiyorum. Acı acı çeke çeke yaşamaktan bahsediyorum. O sıkışıklıkta, kurtulmayı beklerken ki çaresizliğin ve zor nefes almanın ne demek olduğunu ancak o haldeyken anlayacaklar çünkü… Bazen karma, başkasının eliyle değil, insanın kendi içinde yoğrulur. İyi ki de öyle olur. Benimde temennim bu yönde….