Okuduğum kitaplar sayesinde gittiğim nice ülkeler ve kahramanlar var. Kimisiyle acı, kimisiyle tatlı bir sonla vedalaştık ama hiç ayrılmadık.Şimdi her biri,kitaplığımda duran yüzlerce sayfalık kalıcı misafirim. İnstgrm:Kitaprella
İlk defa bir kitap hakkında spoiler vermekten imtina etmiyorum. Aksine özellikle okumanızı istiyorum. Genelde ne anlatıldığı ve nasıl anlatıldığı öğrenildiğinde okuyucu bir soğur yaklaşmadan uzaklaşır o kitaptan. Ama bu öyleli değil işte. Pınar Kür’ün tüm kadınlar adına bir öykü üzerinden mücadelesi aslında. Sanki bir günah işlemişcesine mimlenmesi üstüne üstlük. Zulmü yaşayanlar yaşadığı zulmü anlatmak bir kenara dursun, hatırlamamalılar bile . Bunu kaleme alıp onların yerine dile getirenlerde en ağır cezayı almalılar erkek hegemonyasına göre. Ülkemizde onlardan biri ne yazık ki. Pınar Kür’ün dediği gibi;
“Okuma eyleminin insan muhayyelesini,düşünme ve kendi başına karar verme yetilerini geliştirdiği bilinen bir gerçektir. Öte yandan, hayal gücü kıt, düşünme ve karar verme yeteneği zayıf kişilerden oluşmuş bir toplumun ilerleyemeyeceği, bir koyun sürüsü kadar kolay yönetileceği de bir başka gerçektir. Düşünce özgürlüğünü bir kavram olarak bile ortadan kaldırmanın en iyi yolu, düşünmeyi bilmeyen kuşaklar yetiştirmektir.”
Sokrates’in savunmasına atıfta bulunarak son sözlerine girizgâh yapmış kendisi. Bende sizinle paylaştım. Kaydırarak okuyabilirsiniz..
Varın gerisini siz düşünün artık.!
Yaşam, şimdi ancak kavranılması ve anlaşılması gereken; oysa yaşanması, gerçeğine inilmesi ilerideki yıllara atılan bir yabancı öğe gibi önümüze getirilmiş. Coğrafya derslerine getirilen yerküre gibi. Kimse yaşadığımız mevsimin, günlerin ve gecelerin yaşamın kendisi olduğundan söz etmiyor. Her an belirtilen bir öğretiye, bizler hep hazırlanıyoruz. Niye?
Deniz gören masa diye bir şey var bu hayatta. İnsana son derece gösterişli,alımlı,cazip bir vaatte bulunuyor. Deniz görmek demek, burada kendini iyi hissedersin demek. Sadece iyi günlerde değil, bir şeyler kötü gitmeye başladığında da ihtiyaç duyduğun teselliyi burada bulabilirsin demek. Birbirinizin yüzünde daha önce gördüğünüz iyliği ve güzelliği artık bulamıyorsanız, hiç olmassa dönüp denize bakarsınız türünden bir teselli. Bakışlarınızı kaçırmak isterseniz orada bir deniz var. Denize bakmanın insanın kalbini iyileştiren bir yanı var. Rüyada bile görsen böyle.,Bir şeye başlamak için de, bitirmek için de iyi bir mahal burası. Deniz gören bir masa bulabilmek büyük şans bu hayatta.”