"Çünkü böyle zamanlarda asla gerçek
bir yaşamım olmayacağı hissine kapılırım, çünkü gerçekle
hakikatle her türlü temasımı, her türlü bağımı yitirmişim gibi gelir.
çünkü nihayet kendi kendimi lanetlemişimdir.
çünkü o hayal dolu gecelerden sonra üzerime bir ağırlık çöker ki korkunç! O sırada etrafındaki dünyanın gürültsünü ve uğultularını işitirsin, insanların nasıl yaşadığını duyar
görürsün... onlar gerçekten yaşamaktadır, onların yaşamı
ısmarlama değildir, onların yaşamının bir rüya, bir uyku,
bir sanrı gibi dağılıp gitmediğini görürsün, yaşamlarının
hep yenilendiğini, hep tazelendiğini, bir saatlerinin diğerine benzemediğini fark edersin. "
"Ben bir hayalperestim; gerçek yaşamla bağım o denli az ki, bunun gibi, şimdiki gibi çok nadide saydığım anları düşlerimde yine yaşamadan edemem. Bütün akşam sizi düşleyeceğim, bütün hafta, bütün yıl. Yarın kesinlikle buraya geleceğim, tam buraya, bu noktaya, tam bu saatte geleceğim ve yaşadıklarımızı anımsayarak mutlu olacağım."