Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünya da adaleti düşünmek gülünç değil mi ?
Resmi görevleri ya da işleri itibariyle başkalarının acılarıyla ilgilenmek zorunda olan hakimler , polisler ve doktorlar zaman içerisinde bu duruma alıştıkları ve bir o kadar hissizleştikleri için çok isteseler de muhataplarına resmiyet sınırlarının dışında davranamazlar. Bu bakımdan onların, “arka avlularda koyunları ve danaları kesip de akan kanın farkına varmayan köylülerden hiç farkları yoktur”.
Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de , hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar , o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.