...Yolunu kesen bir burnu ve bir darbeyle yere deviren pençesi olduğunu keşfetmişti. Böylece acıyı öğrendi; daha da önemlisi, acıya engel olmayı;riske girmeyerek , ikinci olarak da, kaçarak ve geri çekilerek.
Dünya hakkında yeni şeyler öğrenmişti. Su canlı değildi. Yine de hareket ediyordu. Ayrıca toprak gibi katı görünmesine rağmen, hiç de öyle değildi. “Her şeyin göründüğü gibi olmadığı sonucuna vardı”. O andan itibaren hiçbir şeyin görünüşüne güvenmeyecekti.
İster sevgili, ister dost olsun
Ayrılık saati gelip çattı mı,sakın gizleme
Sen omzundan kesilmiş bir çaresiz kolsun.
Eskiye de boşver onu da eşeleme
Ne iyiydikler yine görüşürüzler,
Dikenli tel gibi takılmasın boğazına.
Biliyorsun bunlar inandırıcı değiller
Çoğaltmadan katlan acının en azına
Bekleme aracın kalkmasını, ayrılıklar götürür,
Karış telaşlı bir kalabalığın içine
Yürü ardına bile bakmadan, durmadan yürü
Yeni dostlukların, yeni aşkların geleceğine,
Alıştır kendini her şey biter ve gömülür.
Ve nice yazlardan sonra kuğu da ölür.