Hikaye, Ömer Hayyam’ın Semerkant’a gelmesiyle başlar. Burada bir kavgaya karışan Hayyam, şehrin kadısı sayesinde kurtulur ve kadı ona içi boş, deri kaplı bir defter hediye eder. Hayyam, rubailerini bu deftere yazmaya başlar.
Amin Maalouf, "Semerkant" ile okuyucuyu sadece bir zaman yolculuğuna çıkarmaz; aynı zamanda "insan elinden çıkma en güzel eserlerin bile zamanın acımasızlığına yenik düşebileceği" gerçeğiyle yüzleştirir.
Her gün biri çıkar, başlar, benim ben demeye, Altınları, gümüşleriyle övünmeye Tam işleri dilediği düzene girer Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye