“Bir hayvanın hareket alanını doğa belirlemiştir. Her hayvan bu dairenin içerisinde rahatça hareket eder. Dairenin dışına çıkmayı denemez bile. Çünkü bu dairenin dışında başka dairelerin olduğunu bilemez. Tanrı da insanların ortak hedefini belirlemiş. Yani insan, kendisini ve yaşadığı ortamı, toplumu geliştirmelidir. Bunu yaparken de araçları kendisinin seçmesi gerekiyor. Burada ‘seçim’ kişiye bırakılmıştır. Kişi de, kendisine en uygun amaca ulaşmak için en uygun aracı seçmek zorunda.
Sevgili Karl, sana temizliğin ve düzenin yaşamda çok önemli şeyler olduğunu söylemek zorundayım. Sağlık ve neşe bunlara bağlıdır. Unutma ki, o yüce ve güzel şeylere ulaşmanın yolu günlük görevlerden geçiyor,” diye öğüt veriyordu oğluna.
Arkadaşlar, hayat nedir ki? Tiyatro, sahne. Bizler neyiz? Sadece birer aktör. Kendine bir rol seçip ustaca oynaman gerekiyor. Her oyunun güzel ve zor yanları vardır ama, eğer iyi oynarsan her oyun ünlü olmanı sağlayabilir.
Gerçeklerden kaçmayı, dünyamızı aldatmayı, erdem kisvesinin altına gizlenmeyi, devekuşunu oynamayı, mazeretler ve bahaneler uydurmayı, ayak sürümeyi, geri çekilmeyi deneyebiliriz ama gelecek bizim mesafeye karşı direncimize, mutluluksa ödleklik yetimize bağlıdır. Gerçek, bir bumerang gibi hizla geri gelir. Kaçmaktan pes ettiğinizde uçurumun kenarına gelmişsinizdir. Eğer aşağı atlamayacaksanız hesabı nakit ödeyeceksinizdir.