Nefretin, kıyımın ya da konuşmanın sonu neye varır? Açıklanamaz olanın içinde sürünüp duruyoruz işte.
Beklemek. Güvenmek. Sevgi dolu yürek. Bir zamanlar vardı sevgi dolu yürekler. Yürek vardı bir zamanlar.
Dünya karşısında duyduğum ilk şaşkınlık hala geçmiş değil, hiçbir karşılık bulamayan bir şaşkınlık ve sorgulama. Hiç durmadan bize, bu şaşkınlığı aşıp yolumuza devam etmemiz söylenmekte. İyi ama, hangi temeller üstüne oturtacağız bir bilgiyi ya da bir ahlakı?