Selamlar!
Bugün size #EnÇokSevenlerYanar kitabı ile geldim. İçinde aşk, özlem, hasret, acı ve kavuşamama. Yarım kalan bir sevda. Yüreği burkan bir hikâye.
Konumuza gelelim.
Gurur, aslında hiç gitmek istemediği bir mekâna arkadaşının doğum günü için gider. Ortam onu daraltmaya başlamışken karşı masadaki güzeller güzeli bir kız dikkatini çeker. O an, içinden çıkamayacağı bir hisle ona bağlanır sanki.
Ve aslında o kız da ara ara ona bakmaktadır.
O günden sonra Gurur’un aklından bir dakika bile çıkmaz o genç kız.
Derken bir gün okulda biriyle çarpışır. Yere düşen eşyaları toplarken yüzüne bakar ve şok olur.
Çarpıştığı kişi, o gece aklından çıkmayan kızdır.
İsimler söylenir, sohbetler başlar, görüşmeler çoğalır.
Ve aralarında öyle naif, öyle temiz, öyle saf bir aşk doğar ki.
Onlar artık Leyla’nın Gurur’u, Gurur’un Leyla’sı olmuştur.
Ama ama işte
Hiçbir zaman kavuşamazlar.
Kader, onları dönülmez bir şekilde birbirinden koparmıştır.
O günden sonra Gurur yaşamıyordur aslında. Sadece nefes almaktadır.
Tek dileği: Sevdiğine kavuşacağı günü beklemek.
Bir gün, Leyla’sına bu hayatta bir şeyler bırakmaya karar verir.
Yanında her zaman Joseph ve Ecmel Hanım vardır.
Leyla’nın hatıraları yaşasın diye bir sergi açar.
Ve onun için bir kitap yazar.
Gurur, her gün sevdiğini ziyaret eder.
Bekler.