li.
"İntihar eden kişiden çok, onun terk ettikleriyle ilgiliyim ben.
Çünkü her intihar, bir 'terk'tir." Sesindeki öfkeye, biraz acı bulaş mıştı şimdi.
"Ve insanlar beni terk etmeye bayılırlar . . . nedense . . . " diye ekledi, solgun bir sesle.
Sokak lambasının karanlığında öylece kaldılar. Ne sokağa açı-lan kalabalık caddenin trafiği, ne sokaktan geçen insanlar . . . Hiç birini duymadan, görmeden, hatta bilmeden kaldılar orada, öyle, o anda.
Pek az kadınla-erkek birbirlerinin ruhlarını, bedenlerinden önce çırılçıplak görebilir. Pek çoğu da, ruh kısmını çıplak olarak göre-mez; hiçbir zaman!
Onlar; Nilsu ile Teoman, yıllardır bekleyip de, neredeyse inanç larını yitirmek üzereyken, bir mucizeyle birbirlerinin yürek gözünü gördüler. Kısacık, çok özel bir zaman biriminde, soydular ruhlarını çırılçıplak ve bütün önyargı, bütün korkularına rağmen, gösterdiler kendilerini…