17 Yaşından bu yana STK’larda yer aldım. Son 25 yıldır kadın ve çocuklar için gönüllü olarak çalışıyorum.Emekliyim. Üç ayrı kitap kulübünde Ayda birer kez okuduğum kitapları tartışıyorum. Evliyim, anneyim.Hayvanseverim.
Alberto haklı çıkmıştı. “Çok belirgin değişimler olacak;”demişti ve kesinlikle öyle olmuştu. Kalbim çok hızlı atlyordu.Vücudum titriyordu. Beni dipdiri yapan ve dehşete düşüren bu şey yüzünden öleceğimi sandım.
Bunu sözcüklere dökmek çok zor çünkü sözcüklerin çoğu beş duyu için yaratılmış; altıncı, yedinci, otuz sekizinci ya da bu kaçıncı hisse artık, bunları anlatamıyorlar. Ancak derin ve tarifsiz bir aşinalık hissiydi diyebilirim. Tüm dünyayı ve içindekileri yakın bir akrabam kadar iyi tanıyordum sanki. Herkesi ve her şeyi tanıyordum ve birini anlayabilmem için ona bakmam yetiyordu. Her şeyin arasındaki bağlantı görünür hale gelmişti. Nasıl bakacağını bilirsen, zaten hep oradaydı.
Richard Feynman engin bilgiye sahip, matematik konusunda da çok yazmış Amerikalı bir fizikçi. Eskiden çok okurdum. Kitaplarında kuantum mekaniği gibi göz korkutan şeyleri görece anlaşılır kılardı Her neyse, Feynman son zamanlarda üstünde çok düşündüğüm bir şey demişti: "Yeterince derinine inildiğinde,hemen her şey fazlasıyla ilginçtir:”
Keşke bütün şimdiki anları gelecekteki aklımızla yaşayabilseydik.
Evet, yaşadığımız her an en yaşlı halimizdeyiz ama aynı zamanda bir daha hiç bu kadar genç olmayacağız.
En umutsuz olduğumuz an, çoğu zaman gerçegi gördüğümüz andır.
Her şey kötü gittiğinde, değişimin gerçekleşebilmesi için dibe vurmamız gerekir. Çoğu zaman yolunu bulabilmek için bazen kendimizi tuzağa düşmüş gibi hissetmemiz gerekir. Kendimizle güpegündüz, ferah bir ortamda yüzleşemeyiz. Çalan şarkıyı dinleyerek radyonun ne olduğunu anlayamayız. Nasıl yapıldığını görebilmek için bazen de radyoyu kırmak gerekir.