Züleyha eş-Şihabi'nin gözüyle 1909 yıllarından bu yana Filistin'e İngiliz mandası ve diğer batı ülkelerinin desteğiyle türlü oyun ve amaçlarla yerleştirilmeye çalışılan Yahudilerin,ülkeyi nasıl ele geçirildiğini anlatan yazar; kitabın konusu olarak tüm bu entrikaların ortasında kalmış Filistinli kadınları anlatmıştır.
Gösterişten uzak kahramanlıkları ve sarsıcı tevekkülleri ile Filistin kadın hareketinin kurucularından Züleyha eş-Şihabi ve onun gibi vatan sevdalısı her statü ve alandan destek vermiş kadınları, kitabı bitirince tek tek uzunca düşündüm. Günümüz kadın örgütlerinin tam anlamıyla kadının derdiyle dertlenmediğini net görebiliyordum. Modernizm adı altında dayatılan bir kadın anlayışı vardı. Oysa ki kadının derdi ortaktır,ırkı önemli değil. Ama feministliğin tanımı ve eylemlerini yeniden güncellemenin zamanı geldide geçiyor.
Ömür dediğin nedir? Bir AMAÇ, BİR DAVA ,BİR HEDEF ,BİR GÖREVİ olmalı insanın.. Geçmişten günümüze bakıldığında bir çok alanda sadece seks objesi, vitrin gibi sunulan kadının aslını bu kitaptaki "KADIN" kavramının içini boşluk olmadan dolduran hikayelerle karşılaştım. Batı her kavramın içini boşalttığı gibi kadına da el atmıştı. Ama Peren Hanım gibi asil, entelektüel bir kadın yazar cesaretle düstur edinmiş, kadını basit tanımlardan çıkarıp kendisinin esas gücünü, fıtratını ortaya çıkarmayı başarmıştı.
Merceği kendimize çevirdiğimizde küçücük gördüğümüz görevlerimizde bile merhametimizi sadece bize sunulan şefkati hatırlayarak bu samimi atmosferi her alana taşıyan vicdanlı kadınlar olabilmeyi başarabilirdik.. bu dileğim hepimizin önce "İNSAN" olarak vicdanlı olmamız gerektiğidir. Zira kitapta ağır bedeller karşısında bile haysiyetinden taviz vermeyen erkek,kadın ve çocuklardan bahsediyor. Ne mutlu o kadın,erkek ve çocuklara bizlere örnek