Kitap sever

Kitap sever
@Kitapseverizes
Dikenli teller aşsam araziler mayınlı
Bu elimde değil, diye araya girdi. Benden bunu istemeyin. Yanınızdayken her şeyden eminim, gözleriniz, sesiniz, her şey bana kuşku duymamam gerektiğini söylüyor. Bana baktığınızda "sözcüklere" gereksinim duymuyorum, gözlerinizden her şeyi okuyabiliyorum. Ama siz yanımda yokken o kadar acı verici kuşkulara kapılıyor ve öyle sorulara dalıyorum ki, yine size koşup yüzünüze bakmak, inancıma yeniden kavuşmak istiyorum. Bu nedir?
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Siz elbette inanırsınız! Karşınızda tutkudan çılgına dönmüş biri var! Düşündüklerimi gözlerimden ayna gibi okuyabiliyorsunuz. Siz daha yirmi yaşındasınız. Kendinize bir bakın: Sizinle karşılaşan hangi erkek size... bakışlarıyla bile değer vermez ki? Sizi tanımak, dinlemek, size uzun süre bakmak, sevmek... ooo, insanın aklını başından alır! Siz ise ne kadar sakin, ne kadar rahatsınız, sizden “seviyorum..." sözcüğünü duymadan bir iki gün geçirecek olsam içimde bir endişedir başlıyor.
Ne durumda olduğumu hissetmiyor musunuz? diye başlardı. Konuşmakta zorlandığımı biliyorsunuz. İşte burada... elinizi verin, tam şuramda bir şey, taş gibi ağır bir şey duruyor, derin bir acı duyuyormuşum gibi. Anlatması zor. Böyle bir şey hem acıdan, hem de sevinçten olabilir. Kimi soluk almaz, acı çeker, kimi de ağlamak ister. Sanki çok büyük bir mutsuzluktan çıkmışım gibi, ağlasam belki rahatlarım.
Peki bütün bunları size neden yazıyorum? Neden yanınıza gelip de sizi görme isteğimin her geçen gün daha da arttığını, bu yüzden de görmemem gerektiğini söyleme cesaretini kendimde bulamıyorum? Bazen bir şeyler söylemek istedim ama başka şeyler söyledim. Belki bunu yapsam üzülürdünüz ya da yanlış anlayıp bunu bir hakaret sayardınız. Buna dayanamazdım; sözlerimi geri alır, iyi niyetlerim yok olur gider, sonunda ertesi gün buluşmak üzere sözleşirdik. Şimdi, sizden uzakken durum çok farklı! Tatlı gözleriniz, sevimli, güzel yüzünüz karşımda değil; önümdeki kâğıt sessiz ve sabırlı; şimdi şu cümleyi rahat rahat yazıyorum (yalan; rahat değilim): Artık birbirimizi görmeyeceğiz (bu doğru).
Kendilik psikolojisi bakış açısından insan doğumdan ölüme dek kendilik nesnesi ortamında yaşar. İnsan tıpkı fizyolojik olarak hayatta kalması için çevresinde oksijene gereksinim duyduğu gibi psikolojik olarak hayatta kalması için de kendilik nesnelerine gereksinim duyar.