Kitap sever

Kitap sever
@Kitapseverizes
Dikenli teller aşsam araziler mayınlı
Elde edemediği aşkını özleyecek, geçmişine ağlayacak, onunla ilgili anısını ruhuna gömecek, sonra... sonra da belki evlenmek için "oldukça iyi bir kısmet" bulacaktı, böylesi çoktu; iyi, akıllı, hamarat bir eş, anne olabilir, bir genç kızın hayali gibi geçmişini silebilir ve yaşamadan yaşama dayanabilirdi. Ne de olsa herkes böyle yapıyordu!
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bizi öyle bir uçurumun dibine kadar götürürler ki orada artık aradığımız yanıtları bulamayız; o zaman da yaşama daha büyük bir sevgiyle bağlanırız. Bunlar, artık denenmiş olan güçleri kendileriyle savaşmaya çağırırlar, sanki onların uykuya dalmalarına izin vermek istemiyormuş gibi...
Sabretmek yetmiyor, bu sıkıntıyı sevmek, kuşkularına ve sorgulamalarına saygı göstermek lazım: Bunlar hayatın konforunu oluştururlar; en çok da mutluluğun doruğunda, sıradan arzuların bittiğinde ortaya çıkarlar. Bunlar sıradan yaşam ortamında meydana çıkmazlar: Acı ve ihtiyaç nerede ise oraya ulaşmazlar; binlerce insan, bu sisli vesveseden, sorunların kasvetinden habersiz yaşar... Ancak kim bu durumla vaktinde karşılaşırsa, bunlar onun için bir sorun değil, nimet olur.
Canlı, araştıran, asla memnun olmayan bir ruh bazen hayatın sınırlarını aşmak ister ve yanıt bulamayınca umutsuzluğa düşer; geçici olarak hayattan keyif alamaz olur. Bu, hayatın sırlarını araştıran, sorgulayan bir ruhun bunalımı. Belki de senin sorunun bu... eğer öyleyse bu bir aptallık değil.
Evet, istediğin gibi yaşamak imkânsız, bu açık. Öyle çelişkiler karanlığına düşersin ki, en akıllı insan bile içinden çıkamaz. Bir gün önce istediğine ertesi gün tutkulu bir arzuyla sahip olursun, daha ertesi gün ise bunu istemiş olmanın düşüncesinden bile kızarırsın. Sonra da istediğin oldu diye yaşama lanet edersin; onurun, yaşama balıklama atlama özgürlüğünü inatla istiyorum demenin sonu budur. İnsan hayatta bastığı yeri yoklayarak yürümeli, bazı şeylere gözünü kapamalı, mutluluğu düşlememeli bile, elden kaçan mutluluk için de isyan etmemeli. Hayat budur işte! Kim demiş hayat zevk ve mutluluktur diye. Ne saçma bir düşünce!