Sanki Türkan Saylan’la birlikte Ali’ye mektup yazıyor, gökşin'le dertleşiyor, okula devam edebilmek için kocamla kavga ediyor, çocuklar aç kalmasın diye hastaneden eve koşa koşa yetişiyordum. Sadece bilim insanı kimliğiyle tanıyıp hayran olduğum Türkan Saylan’a saygımı bir kere daha artırdı bu kitap. her ne şartta olunursa olsun türkiye'de kadın olma gerçeğini bir kere daha gözüme soktu yaşadıkları.
Bu ülkeden cüzzamı kovdu. türk, kürt, süryani demeden, kırsalın evlere hapsedilmiş kızlarına kapıları araladı, ışık tuttu yollarına...
Hayat kadınları ve lgbt bireyler hakkındaki görüşlerini daha önce hiç duymamıştım açıkçası. ilk defa bu kitap sayesinde öğrenmiş oldum.