Hoșgörü başkadır, müsamaha başkadır. Müsamaha, "se-me-ha" kökünden gelir; cömertliktir. Cömertlik genellikte sadece maddi bir șey vermek olarak düşünülür ama aslında sabrımızdan, enerjimizden, güzelliğimizden vermek de cömertliktir. Bir insanın derdini dinlemek, onun yükünü taşımaktır.
Kur'an'da "yaklaşmayın" buyurur. Geçenlerde bir sohbet esnasında bu konu gündeme geldi. "Yaklaşmayın" buyuruluyor; ibadetlerde, davranışlarda, hayatın çeşitli alanlarında... Birisi bana, "Hocam, sınır bir yerde ama bize 'yaklaşmayın' deniliyor, bu neden?" diye sordu. Ona şöyle açıkladım: Eskiden hudut bölgelerinde iz sürme alanları olurdu. Asıl sınır bir noktadaydı ama onun öncesinde bir şerit halinde sürülmüş bir alan bulunurdu. İşte o bölgeye de girmemek gerekirdi çünkü oraya giren biri farkında olmadan asıl sınırı da aşabilirdi. Karşıdan bir kurşun gelebilir, tehlike doğabilirdi. Aynı şekilde şeytan da insana bir vesvese verir, onu fark ettirmeden asıl sınırın ötesine sürükleyebilir. İşte bu yüzden Allah (c.c.) bize sadece "sınıra dikkat edin" demiyor, "yaklaşmayın" buyuruyor. Çünkü biz beşeriz, zayıfız; her zaman bir tampon bölgeye ihtiyacımız var.