Uyandıktan sonra üçümüz de yatağının kenarına iliştik, elini tuttum. Annemin elini en son ne zaman tuttuğumu hatırlamıyordum. Ne tuhaf, çocukken bırakmaktan ölesiye korktuğun eli, büyüdüğünde tutunca garipsiyordun, insan büyüdükçe elini çekiyordu annesinden.
İnsan kendi huzuruna sahip çıkabilmek için başkasının huzursuzluğundan beslenebiliyordu demek. Fakirin kuru ekmeğine bakıp, kendi yavan ekmeğini öpüp başının üstüne koyuyor, ziyafetteymiş hissine kapılabiliyordu.