Hayatla nasıl iletişim kuruyorsa insan, ona göre şekillenir tepkileri. Biri gördüklerine, diğeri duyduklarına, bir diğeri ise kokusuna, tadına yani hislerine göre tepki verir ve bu şekilde iletişim kurarlar hayatla.
Furkân-53 Meali:
O (Allah)’dır ki iki denizi (birbirine) salmıştır. Bu(nlardan) biri tatlı, susuzluğu keser, şu (diğeri) de tuzlu ve acıdır. (Allah) aralarına bir perde ve (karışmalarını) önleyen bir engel koymuştur.
Araplar'da bir tabir vardır; çok iri, çok güzel olan inciye, incinin en büyük, en güzel olanına dürr-i yetim derler, yani " yetim bir inci." Peygamber Efendimiz de bir yetimdi ama dürr-i yetim, müstesna bir inci gibi.
Hazreti Mevlânâ'ya baktığınız zaman da akılla aşkı karşı karşıya getirdiğini görüyorsunuz. Akıl diyor ki: "Bir yere kadar geliyorum, ama oradan ötesine gidemiyorum." Aşk ise onunla dalga geçiyor ve şöyle diyor: "Ben o yoldan defalarca geldim gittim." Aşk hep akla galip gelir.