Çünkü aşk beklenilmez, birdenbire gelir. Aşka tutulan kişinin tavrı o anda başkalaşır, kalbinin ritmi artar, bedeninde fizyolojik değişimler baş gösterir, ne yaptığını bilmez olur. Bu hâl ise tam anlamıyla bir mecnunluktur. Tıpkı Leylâ'nın çılgını diye bilinen Kays'ın, adım adım delirmesi ve sonunda Mecnun olması gibi.
Ne din ne de yasalar yasaklamıştır aşkı; yürekler Allah'a aittir çünkü. Canların birbirinde kaynayıp erimesidir, canların can özünde yitirilmesi ve aranmamasıdır aşk.
Ebu Hureyre der ki: "Kalp bir kral ise, organlar emrine amade askerler gibidir. Kral iyi davranış içinde olursa, askerler de ona uyar. O fenalık yaparsa, emrindeki askerler de fena davranır."