Kitap, hayata karşı silik ve içine kapanık görünen Raif Efendi'nin geçmişine açılan bir kapıyla başlıyor. Raif Efendi'nin gençliğinde yaşadığı büyük aşk, onun tüm hayatını şekillendiren, sessizliğin ve yalnızlığının ardındaki en büyük neden oluyor. Maria Puder ile kurduğu bağ, alışılmış aşk hikayelerinden çok daha farklı, daha gerçek ve daha kırılgan bir sevginin anlatımı gibi ilerliyor.
Sabahattin Ali, bu romanda aşkı yalnızca romantik bir duygu olarak değil; anlaşılma ihtiyacı, ruhsal yakınlık ve insanın kendini bulma yolculuğu olarak ele alıyor.
Kitap boyunca en çok hissedilen duygu ise, insanların aslında birbirini ne kadar az tanıdığı ve çoğu zaman en derin duyguların sessizlikte saklı kaldığı gerçeği oluyor.
Akıcı dili, güçlü psikolojik çözümlemeleri ve insanın içine dokunan anlatımıyla, Kürk Mantolu Madonna, okuru sadece bir aşk hikayesine değil aynı zamanda insan ruhunun yalnızlığına ve anlaşılma arzusuna götüren unutulmaz bir eser.