Öylesine tatlı Bi kitaptı ki. Her hikayede duygudan duyguya geçtim. Güldüm çoğunda ama buruk bir gülüştü aslında. Çünkü altında yatan ana hikayede yüreği burkan şeyler yaşanırken bunu mizahi bir dille anlatınca tutamıyor insan kendini. Kitapta kendime, hayatıma, konu komşuma, aileme dair çokça şey buldum. Bu nedenle de okurken aşırı keyif aldım. Eğer ki kitapta kendinizden bir şeyler bulamazsanız hikayeler size çok basit gelecektir. Fakat geçmişe, çocukluğunuza dair izlere denk gelirseniz işte o zaman tadından yenmeyecek bir okuma olacaktır sizin içinde. Ben çok beğenerek okudum. Altını çizdiğim, kahkaha attığım, çocukluğumun bakkalından tutun da karşı komşumuz hacı teyzeye kadar çokça hatıraya rast geldiğim bir okuma oldu benim için. . Hatta şermin yaşar ın diğer hikaye kitaplarına kıyasla en beğendiğim de bu oldu. İçerisindeki çoğu hikayede tebessüm ettim, aldı götürdü beni anlayacağınız. Tavsiye ederim okuyun, yüreğinizi yumuşacık yapacak dünya tatlısı bir kitap.
Okuma eyleminin insan muhayyelesini, düşünme ve kendi başına karar verme yetkilerini geliştirdiği bilinen bir gerçektir. Öte yandan, hayal gücü kıt, düşünme ve karar verme yeteneği zayıf kişilerden oluşmuş bir toplumun ilerleyemeyeceği, bir koyun sürüsü kadar kolay yönetileceği de bir başka gerçektir. Düşünce özgürlüğünü bir kavram olarak bile ortadan kaldırmanın en iyi yolu , düşünmeyi bilmeyen kuşaklar yetiştirmektir. İşte bu yönden, bir süredir bu ülkede okuyan, bağımsız düşünebilen insanların sayısını azaltmaya, gittikçe yok etmeye yönelik bir kültür politikası güdülmektedir. Toplumu yalnızca boğazını düşünen bir koyun sürüsüne dönüştürme amacıyla izlenen bu politikanın yöntemlerinden biri de kitap düşmanlığı ve okuma korkusu yaratmak, yazarı-sanatçıyı okuru-yıldırmaktır.
Öldürmeyi, öldürtmeyi düşünemezdi. Çünkü düşünmezdi. Çünkü baskıya karşı çıkmamak üzere yetiştirilmişti. Bilmiyordu baş kaldırabileceğini. Baskıyı, zorbalığı, yaşamın doğal bir öğesi bellemişti. Bu baskıyı erkeklerin kurması, her bakımdan kurması da doğaldı onun için. Çünkü güçlü olan onlardı. Hep başta olan, her şeye egemen olan.