Haruki Murakami’nin okuduğum 4.kitabı Farklı bir konu, müthiş duygu analizi, akıcı bir dil sizi sarıp sarmalıyor kitabın içine çekiyor sanki... 68'li yıllarda Japonya'da üniversite hayatına başlayan Watanabe'nin yaşadığı zorlukların, hüzünlerin, arkadaşlarıyla yaşadığı ilişkilerin kaleme alındıği eser beni derinden etkiledi diyebilirim. Yanlış bir bakış açısıyla önyargıyla yaklaşıp bu güzel romanı okumaktan alıkoymayin kendinizi...Yazarın ayrıcalıklı dili ve ustalığıyla kesinlikle okunması gereken eserlerden biri olduğunu düşünüyorum. Gençliğin rüzgârıyla hareketlenen "İmkânsızın Şarkısı"nı ölümle erken karşılaşan gençlerin hayatı yönlendiriyor. Hiçbir şeyin önem taşımadığı, amaçsızlığın ağır bastığı, özgürlüğün kol gezdiği bir öğrenci hayatı... Ama diğer yanda da yoğun duygular var... İmkânsız aşklar, imkânsız şarkılar söyleten. Hemen hemen her Japon gencinin okuduğu roman anayurdu dışında da çok kişi tarafından sahiplenilmiş bir eser . Japon’ya da üniversiteli olmanın farklı bir yorumu , yolculuğu kesinlikle okunmalı :)
“İşte böyle bir ölümden korkuyorum ben. Ölümün gölgesi, yaşamını yavaş yavaş ele geçirir, sen farkına bile varmadan her şey kararır, hiçbir şeyi seçemez olursun ve öyle bir durumdasındır ki, çevrendekiler seni diriden çok ölü sayarlar. Bundan nefret ediyorum. Kesinlikle buna katlanamam."