"Gılgamış [almış başını] böyle nereye gidiyorsun?
Ardına düştüğün [sonsuz] yaşamı bulamayacaksın [biliyorsun]
Tanrılar [önce] insanı yarattılar,
[Sonsuz] yaşamı kendilerine ayırıp,
[sonra] ölümü yanıbaşına bıraktılar.
Ey Gılgamış, karnını doldur, gündüzün ve geceleyin kendini güldür.
Gündüz deme gece deme çal, oyna,
Her gününü bir zevk şölenine döndür.
Giysilerin parlak ve temiz olsun,
Başını yıkayacağın, yıkanacağın suyun bulunsun.
Elinden tutan küçüğünü boşlama,
Bırak, eşin göğsünde haz duysun.
Çünkü insanlığın görevi [görüp göreceği] budur."