Merhaba
Bu kitap benim için artık sadece bir kitap değil, bir dönüşümün başlangıç noktası. Edib Çapanoğlu'nun eseri, elime aldığım andan itibaren, "EN SON NE ZAMAN KENDİNE İYİ MİSİN DİYE SORDUN?" sorusuyla beni adeta dondurdu ve kaçtığım her şeyle yüzleştirdi.
Başta sadece kişisel gelişim zannetmiştim ama bu, bir tür duygusal ameliyat gibiymiş. En çok canımı yakan ve beni uyandıran üç ana nokta oldu:
Değer Vaktinde Bilinmeli" bölümü, içimde bir yerleri acıttı. Çünkü yıllarca, değeri ancak hayatlarından çıktıktan sonra anlayan insanlar için çabalamışım. Yazarın dediği gibi: "Kıymeti kaybettikten sonra anlayanların pişmanlığı, senin geri dönme sebebin olamaz." Bu cümle, yıllarca kendime yaptığım haksızlığa son noktayı koydu. Değerli olmak, çabalamak değil, var olmanın karşılığıymış.
İyi İnsan Olmak, Kendini Feda Etmek Değildir" ve "Hep Ben Çabaladım, Onlar Alıştı" gibi başlıklar beni tarif ediyordu. Meğer iyilik, kendini tüketmek demek değilmiş. Sürekli başkalarını üzmemek için kendi sınırlarımı ihlal ederken, herkesi hep çabalamaya alıştırmışım. Yazar çok haklı: "Senin çabadan hiçbiri şey olmuyorsa, orada senden çok o ilişki ölmüştür." Artık anlıyorum; iyi insan olmak, kendi varlığını hiçe saymak değil, kendine sadık kalmakla başlarmış.
"Bazı İnsanlara Değil, Beklentilere Kırıldık" kısmı, hayal kırıklıklarımın kaynağını bulmamı sağladı. Biz insanlardan değil, onlara yüklediğimiz anlamsız beklentilerden yorulmuşuz. Onların yapmadığı her şeyi üstlenirken, kendi kalbimizi kırmışız.
Bu kitap, "Kendimle Yeniden Tanışıyorum" derken, bana kırılmış, yorulmuş, fedakar ve susturulmuş halimle barışmanın mümkün olduğunu gösterdi. Bana ne yapacağımı söylemek yerine, "Sen zaten kim olduğunu biliyorsun, sadece kendine geri gel" dedi.
Eğer ruhunuzda hâlâ omuzlarınızda bir yük