Ayşe Kahya

Ayşe Kahya
@Kitaptutkunuayse
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Merhaba Bazı kitaplar sadece okunmaz, insanın ruhuna dokunur, hayata bakışını baştan aşağı değiştirir. Paul Kalanithi’nin 'Son Nefes Havaya Karışmadan' kitabı tam olarak böyle bir eser benim için... ​Başarılı bir beyin cerrahının, bir gün aniden kendi hastanesinde kanser hastası olarak uyanmasıyla başlayan bu süreç, ölümle yüzleşirken aslında 'yaşamı anlamlı kılan şeyin ne olduğunu' sorgulatıyor. Sayfaları çevirirken yazarın samimiyeti, kelimelerin içtenliği kalbime dokundu. Her anımızın, aldığımız her nefesin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. ​Eğer hayatın koşturmacası içinde durup derin bir nefes almak ve gerçekten ne için yaşadığımızı hatırlamak isterseniz, bu kitaba mutlaka kitaplığınızda yer açın. Kesinlikle başucu kitaplarımdan biri oldu. Kitapla ve Sevgiyle Kalın @altinkitaplar @dr._paul_kalanithi #sonnefeshavayakarışmadan #mertveduruileokumazamani #mertvedurununannesininkitaplari
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,652 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·200 syf.··
2025 49. kitabı
Merhaba kitap sever dostlarim Değerli Cem Şanver’in kaleme aldığı bu eser, alışılagelmiş tarihi romanların aksine, okuyucuyu sadece geçmişin savaş meydanlarına değil, bir insanın iç dünyasındaki en mahrem çatışmalara davet ediyor. Hikaye, 2001 yılında bir televizyon programında Prof. Dr. Selim Şifaveren hakkında ortaya atılan "Hain mi, kahraman mı?" sorusuyla fitili ateşlenen muazzam bir kurgu. Yazarın kronolojik geçişleri o kadar doğal ki, kendinizi bir anda 2000'lerin modern stüdyosundan çıkıp 1918 İstanbul’unun o ağır, puslu ve işgal kokan sokaklarında buluyorsunuz. Kitabın merkezindeki Dr. Selim, aslında bir devrin ve o devrin aydın kesiminin yaşadığı kimlik bunalımının vücut bulmuş hali. Paris'te Sorbonne eğitimi almış, Batı kültürüyle yoğrulmuş bir hekimin; işgal altındaki memleketine döndüğünde yaşadığı o "yabancılaşma" hissi çok başarılı işlenmiş. Selim’in hayatındaki iki kadın, sadece birer aşk öznesi değil, aslında Selim’in önündeki iki farklı yolu temsil ediyor. Süreyya, babasını Çanakkale’de kaybetmiş, vatan aşkıyla yanıp tutuşan, Anadolu’daki direnişin saflığını ve cesaretini simgeleyen bir kadın. Selim için bir nevi vicdan azabı ve ait olduğu köklerin çağrısı. Eleni, Selim’in geçmişte bıraktığı Avrupa hayatını, modernliği ve konforu temsil ediyor. İşgalci İngiliz komutanı Albay Williams ile kurulan o tehlikeli bağın merkezinde durarak Selim’i "teslimiyetin karanlığına" çeken bir figür. Yazar, Selim’in İngiliz Albay Williams ile olan yakınlığını anlatırken okuyucuyu sürekli bir yargılama eşiğinde tutuyor. Bir yanda Mustafa Kemal Atatürk’ün sağlığından sorumlu olacak kadar güvenilen bir hekim, diğer yanda İngiliz kraliyet arşivlerinden çıkan ve ihaneti işaret eden belgeler... Bu ikilik, okuru bir dedektif gibi satır aralarında ipucu aramaya
Esir Şehrin İki YakasıCem Şanver · Kanon Kitap · 202516 okunma
9/10
·396 syf.··
2025 48. kitabı
Merhaba kitap sever dostlarim Bazı kitaplar vardır, bittiğinde sadece bilgi vermez; zihninizdeki taşları yerinden oynatır. Gaston Gaillard’ın "Türkler ve Avrupa" kitabını kapattığımda hissettiğim tam olarak buydu. Bir Türk olarak kendi tarihimizi okumaya alışığız ama bizi "öteki" olarak gören bir dünyadan, üstelik o dünyanın içinden bir Fransız’ın kaleminden kendimizi izlemek bambaşka bir deneyimdi. Kitabı okurken en çok şuna takıldım: Tarih, gerçekten yaşanmış olaylar silsilesi mi, yoksa güçlülerin yazdığı bir kurgu mu? Gaillard, 20. yüzyıl başındaki o puslu atmosferde, Avrupa’nın "Doğu Sorunu" adı altında yürüttüğü o büyük manipülasyonun perdesini aralıyor. Yazarın bir kaşif ve devlet adamı olması, olaylara sadece bir tarihçi gibi değil, bir stratejist gibi bakmasını sağlamış. Okurken bazen kızdım, bazen "işte bu" dedim, bazen de bilmediğim gerçeklerle yüzleşmenin şaşkınlığını yaşadım. Özellikle Osmanlı’nın son demleri ve Cumhuriyet’in doğum sancılarını bir yabancının objektifinden izlemek, bugünkü Türkiye’yi anlamak adına bana çok daha geniş bir perspektif sundu. Kitabın en vurucu yanı, Ermeni meselesinden Sevr Antlaşması’na kadar pek çok tartışmalı konuyu akademik bir dilden ziyade, o dönemin ruhunu yansıtan belgeler ve mektuplarla harmanlaması. Akademik bir metin kadar derin ama bir roman kadar akıcı bir dili var. Özellikle Batı’nın kendi çıkarları uğruna Türkleri nasıl "barbar" gibi göstermeye çalıştığını ve bu algı operasyonlarının tarih yazımını nasıl zehirlediğini görmek benim için tam bir farkındalık anıydı. Gaillard, bize ayna tutuyor ve o aynada gördüğümüz gerçekler bazen canımızı yaksa da bizi çok daha güçlü bir perspektife ulaştırıyor. Geçmişini tanımayan toplumların, aynı hataları "kader" sanmaya mahkûm olduğunu bir kez daha hatırlatan bu şaheseri
Türkler ve AvrupaGaston Gaillard · Kanon Kitap · 202120 okunma
Puan vermedi
Merhaba kitap dostlarım ​Bugün size severek okuduğum, hatta okurken kendime notlar almaktan alamadığım bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Nevit Dilmen'den "Binbir Işık Noktası". ​Açıkçası bu bir masal kitabı, ama sadece çocuklar için olduğunu düşünüyorsanız yanılırsınız. Bence yazarın kalemi o kadar samimi ve akıcı ki, okurken ne ara ilerlediğinizi fark edemiyorsunuz bile. İçinde tam 144 kısa ve öz masal var. Her biri bir emek, bir öğreti ve her biri insanın iç dünyasına yoğunlaşıyor. ​Kitabın en sevdiğim yanı, klasik masal kalıplarının dışına çıkması oldu. Masallar, eksik yanlarımızı görmemize ve onları doğru bir şekilde tamamlamamıza yardımcı oluyor. Konular, tam da hayatın içinden: Sevgi, saygı, empati, cesaret, dostluk ve en önemlisi özgürlük. Kitabı okurken, içimdeki küçük çocuğun "Ben buradayım!" diye ayağa kalktığını hissettim. ​Sadece 144 masal olması, kitabı yorucu yapmıyor; aksine, her biri ayrı bir mesaj içeriyor. Bazıları karanlık bir mağarada kör karanlıkta yürürken bize bir ışık uzatıyor, bazıları ise hatalara rağmen kendimizi sevmenin ne kadar büyük bir güç olduğunu fısıldıyor. Unutmayın, kitaptan en sevdiğim alıntılardan biri: "Taşla yapılan duvar yıkılabilir ama sevgiyle kurulan yapıt, zamana meydan okur." Keyifli okumalar dilerim. Kitap ve sevgiyle kalın! @binbirisiknoktasi @yedi_cift Serpil Meriç Seher Koyunlu #kitap41 #binbirişık_noktası #mertvedurununannesininkitaplari
Binbir Işık NoktasıNevit Dilmen · Yedi Çift Yayınları · 202565 okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 47. kitabı
Merhaba kitap sever dostlarim Nazan Arısoy'un "Frida Kahlo" kitabını bitirdikten sonra hissettiğim tek şey, hayranlık. Açıkçası, Frida'yı daha çok sözleriyle ve sanatıyla tanıyordum, ancak bu eser onun hayatındaki zorlukların, acıların ve o büyük aşkın ne kadar derine işlediğini görmemi sağladı. Yazar, klasik bir biyografi yazmak yerine, sanki bir arkadaşının hikayesini anlatıyormuş gibi, o kadar içten bir dille yazmış ki, sayfaları çevirirken Frida'nın mücadelesine ortak oluyorsunuz. Kitap, Frida'nın çocuk felcinden tramvay kazasına, Diego Rivera ile olan fırtınalı aşkına kadar yaşadığı her şeyi açıkça ortaya koyuyor. Ancak beni en çok etkileyen, tüm bu fiziksel ve duygusal acılara rağmen hayata tutunuşu ve o "özgür ruhunu" asla kaybetmeyişi oldu. Gerçekten inanılmaz bir kadın. Bu kitabı okumak, bir kadının ne kadar güçlü olabileceğini, acıyı sanata ve yaşama sevincine nasıl dönüştürebileceğini gösterdi. Özetle, bu kitap sadece bir okudum bitti eseri değil, kendinize dair bir şeyler bulabileceğiniz, ruhunuzu besleyecek bir tavsiye. Frida'nın dediği gibi, "Hoşçakal, özgür kız Frida!" Alıntılar Ben kırık dökük bedenimin içinde kusursuz ruhumla hep özgürdüm. Ne kurbanım, ne de katilim. İnsanım ve olması gerektiği kadar çingeneyim. Her şeyi kabullenen değil, kabul etmeyi beklemeyen, onaylanmaya ihtiyacı duymayan ben olarak yoluma devam edeceğim. Herkes diyor benim de, bana ait bir gökyüzüm var. Kendi fırtınam, yağmurum, şimşeğim, baharlarım ve yakıcı yaz günlerim, karanın görünmediği. Kendi okyanusum var. Dizlerimin yaralarını ağlamayı bıraktığım günden bugüne ruh yaralarına da duyarsızlaştım. Acımadı ki diye kandırmıyorum da kendimi acıyorum, sızlıyorum, yaşıyorum, öğreniyorum. Hepsini yaşamaya tercih eden benim, biliyorum. Not ; Eser, Frida Kahlo'nun hayatının tüm
Frida KahloNazan Arısoy · Dokuz Yayınları · 20191,752 okunma