Son Nefes Havaya Karışmadan

·
Okunma
·
Beğeni
·
10,8bin
Gösterim
Adı:
Son Nefes Havaya Karışmadan
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752122567
Kitabın türü:
Orijinal adı:
When Breath Becomes Air
Çeviri:
Berna Gülpınar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Son Nefes Havaya Karışmadan
When Breath Becomes Air
Otuz altı yaşında başarılı bir beyin cerrahı olarak yıllarını verdiği yüksek tıp ihtisasını tamamlayıp tam emeklerinin karşılığını almak üzereyken, dördüncü evre akciğer kanseri olduğunu öğrenen Paul Kalanithi, kendini bir anda ölümle yüz yüze bulmuştu. Düne kadar ölümcül hastalıkları tedavi eden bir hekimken, bugün hasta yatağında yaşam mücadelesi veren kendisiydi. Karısıyla hayalini kurdukları ve ulaşmaya çok yaklaştıkları gelecek bir anda buharlaşıvermişti. Paul, herkesin bir başına yüzleştiği ve hiç kimsenin muaf olmadığı o en büyük eşitleyiciye birinci elden tanıklık etmek üzereydi. "Yaşayan her şey ölmeye mahkûmken, hayatı anlamlı kılan nedir?" Hayatı boyunca bu soruya kafa yoran Paul Kalanithi, yazdığı ilk ve son kitapta, insan hayatını ölüm ve yok oluş karşısında bile anlamlı kılan şeyin ne olduğunu sorgularken, her ikisini de bizzat tecrübe etmiş yetenekli bir yazarın gözünden doktor-hasta ilişkisine ışık tutuyor.
200 syf.
Yaşayan her şey ölmeye mahkumken, hayatı anlamlı kılan nedir?"

Hayatı boyunca bu soruya kafa yoran Paul Kalanithi yazdığı ilk ve son kitapta, insan hayatını ölüm ve yok oluş karşısında bile anlamlı kılan şeyin ne olduğunu sorgularken,her ikisini de bizzat tecrübe etmiş yetenekli bir yazarın gözünden doktor- hasta ilişkisine ışık tutuyor.
200 syf.
·9 günde·10/10 puan
Ey okur!
Öyleyse, zamanın hakkını ver,
Hâlâ vaktin varken,
Ne diye ölümü kovalarsın,
Henüz hayattayken!

Kitap bittikten sonra tekrar başa dönüp bu sözü okuyun. Ve biraz ölümle yaşam sınırını sorgulayın...

Bir beyin cerrahının ölümle yaşam arasındaki keskin sınırlarını, kabullenişlerini ve uç noktalarını en sinsi hastalık olan kanserle mücadelesine şahit oluyorsunuz...

Bu kitap aslında bir vasiyet... Bir babanın ölüme giderken bebeğine, biricik kızına bırakabileceği onun nasıl birisi olduğunu bilmesi için varolmuş bir “gerçeklik”.

Aslında bizlere sunulmuş bir armağan var adı da “hayat” herkes payına düşeni yaşıyor ve bunların bir son kullanma tarihi var buna da “ölüm” deniyor. Bencillik yapıp rehavete kapılma okur sende toprağa karışacaksın ki başkalarına ödül “yaşam” olasın...

Kitap beni çok etkiledi bakış açımı değiştirdi. Paulün de dediği gibi kırılganım ama asla zayıf değilim, bu kitap sizi çok güçlendirecek...

Aslında ziyadesiyle derin bir kitap, yazılacak çizilecek konuşulacak çok şey var, kitabı yeni bitirdim, kafamda bir milyon düşünce baloncuğu var.Okumanız ümidi ile... Sevgiler.

Yazarın eşinden TED konuşması;
https://www.ted.com/..._reality?language=tr
200 syf.
·52 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hekim hasta ilişkisini, bir hekimin gözünden hastayı ve bir hastanın gözünden hekimi anlatan harika bir kitap. Okurken çoğu kez ümitle doldurması ve ölüme giden yolun nasıl yaşandığının örneği olması başka güzel bir yanı. Hekimlerin aslında hastaların yaşadığı birçok histen ve acıdan habersiz olduğunu yaşayarak tecrübe eden Paul birçok konuda da yol gösteriyor. Herkesin okumasını istediğim bir kitaptı teşekkürler Paul Kalanıthı
200 syf.
·Puan vermedi
Kitabı tek bir cümle ile anlatmak istesem kesinlikle ''metanet'' derdim.
Başarılı bir beyin cerrahının erken yaşta yakalandığı akciğer kanserini tam anlamıyla göğüslemesini anlatıyor.
Dram ve gururu aynı anda sunuyor. Hayattan zevk almayı ve ölüme ne koşar adım ne de ölümden kaçışı sadece ölüme ağır ve sağlam adımlarla ilerleyişi anlatıyor. Ölüme kucak açmıyor ama gelmekte olanın gelmesi gerektiğini bildiğinden sadece yaşadığı anı nasıl dolduruyor ve bunu okuyucunun gözleri önüne seriyor.
200 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Hani bir film izlersiniz de ya da bu kitapta da olur baş kahramana o kadar kendinizi kaptırırsınız ki onun acısı sizin acınız olur.Gündelik hayatınızdaki duygularınızı bile etkiler.İşte bu kitap da tam olarak öyleydi.

Kitabın adı Son Nefes Havaya Karışmadan yazarı Paul KLANITHI.Bu kitap gerçek bir hikayeyi anlatıyor.Beyin cerrahı(nörobilimci) Paul'un bir doktorken akciğer kanser teşhisi konulduktan sonra hastaya dönüşü ve ölümle olan mücadelesini sade bir dille anlatılıyor.İlk başta çok sarmamıştı beni.Bir doktorun anıları gibi geldi ama ne zamanki Paul un acı hikayesi başladı o anda okuyucu olarak ben de kitaba dahil oldum.Paulle beraber üzüldüm onun yaşadıklarını yaşamış gibi oldum.

Paul'e kanser teşhisi konulduğunda verdiği tepki aklımdan çıkmıyor."Ölmek istemiyorum" diyor.Üstelik o idealist bir doktor olmanın ötesinde gelecekte de bilime katkı yapmayı hedefleyen biridir.Onca planın arasında bu hastalık çok zamansız gelmiştir.Doktor olduğu için bazı gerçeklere çok vakıftır ve fazla bir zamanı olmadığını bilir ve buna göre kalan zamanı yeniden ve bana göre en iyi şekilde gerçekleştirir.

Yazar kitabını yazma amacını şöyle belirtiyor bir arkadaşına."Akciğer kanseri olmanın egzotik bir yanı yok.Aslında sadece yeterince trajik ve yeterince hayal edilebilir bir durum.Okur,benim ayakkabılarımı giyip biraz dolaşacak ve sonra da "hımm,demek buradan bakınca böyle görünüyormuş ..burası eninde sonunda kendi ayakkabılarımla da geleceğim yer."diyecek.Sanırım bu kitabı yazmaktaki amacım da zaten bu.Ölümü sansasyonel hale getirmek ya da insanlara günlerini gün etmek için tavsiyede bulunmak değil.Sadece yolun sonunda karşınıza çıkacak olan budur ,diyebilmek."


Kitabın sonunu özellikle çok beğendim.Paul ün ailesiyle birbirine olan sıkı bağı,sevgisinin gücü ve geride bıraktıkları bizlere ders olacak cinsten.Ölümle mücadelesine değinmeyeceğim bile ki orası kitabın en anlamlı yeri ve bir aşk nasıl olmalıdır bu kitapta fazlasıyla cevabı var.Herkesin okumasını tavsiye ederim.Kesinlikle yaşama ve ölüme dair bakış açınız değişecek.


ve kitaptan birkaç alıntıyla bitirmek istiyorum.

"Nereye gittiğini bilen adama ,bütün dünya yol verir,"demişti Emerson."O,hayalini anlatmanın bir yolunu daima bulur,ağırbaşlı bir sevinçle onu mutlaka duyurur"
200 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10 puan
Kelimelerle anlatılan ama benim için anlatmaya kelimelerin yetmediği bir kitap.
Ağlama eşiğinde çektiğim videoyu izlemek isterseniz https://youtu.be/HMqFg7F24P8
200 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Son Nefes Havaya Karışmadan - Paul Kalanıthı
Kitap Arkasından:
" Dünyaya gelirken hangi acı ve cefalardan geçtiğimizi bilmiyoruz, ama gitmenin kolay bir iş olmadığı kesin!"
- Sir Thomas Browne, Religio Medici
" Dokunaklı, yürek paralayıcı, son derece anlamlı... Genç yaşta hayata veda eden Dr. Kalanithi'nin hatıratı, ölenlerden öğrenecek çok şeyimiz olduğunun esaslı bir kanıtı."
- Atul Gawande
" Bu kitap sayesinde, Paul Kalanithi'yi hiç tanımayanlar bile ölümünün yasını tutacak; hayat hikâyesinden herkes faydalanacak. Hepinize, her birinize tavsiye ederim."
- Ann Patchett
.
Kitaptan Alıntılar:
️" Ölüm varsa hayatın anlamı ne diye soranlar,
Her nefesle günden güne havaya karışanlar!
Meçhuldür sizden sonrakiler, unutuldu hep öncekiler:
Ruhlar baki olsa da, zamana yenik düşer fani bedenler.
Ey okur! Öyleyse, zamanın hakkını ver, hâlâ vaktin varken,
Ne diye ölümü kovalarsın, henüz hayattayken!
-Baron Brooke Fulke Greville, "Caelica 83" "
️" Dışımızda aradığımız mucizeler içimizdedir aslında: Koskoca Afrika sığar içimize ve harikaları da; bizler o cüretkâr ve maceracı unsuruyuz tabiatın, onu inceleyenin idrak ettiğini bir çırpıda, diğerleri kavrayamaz ebediyen kafa yorsa da."️"Ağır hastalıklar bir hastanın -hatta hastayla birlikte tüm ailenin- hayatını değiştirebilecek etkiye sahiptir." ️"Bir insanın hayatını kurtarmak, hayatından da öte, kişiliğini hatta ruhunu kurtarmak, tartışılmayacak kadar kutsaldı."️"Nörocerrahi, hem mesleki yeterliliğinize hem de hastanızın kişiliğine karşı yüksek bir sadakat ve sorumluluk gerektirir.️ " Hayat, doktorlarla hastaları son derece duygusal ortamlarda, en trajik anlarda, yaşam ve kimliklerin tehdit altında olduğu sahici anların eşiğinde buluşturuyordu. Bir doktorun görevi, hastasının hayatını neyin yaşanmaya değer kıldığını öğrenmek, mümkünse o değerleri kurtarmak, değilse huzurlu bir ölüme müsaade etmekti. Böyle bir görev müthiş bir sorumluluk anlayışı gerektiriyor ve vicdan azabıyla suçluluk duygusunu da beraberinde getiriyordu ."
️ " Kusursuzluğa ne kadar yaklaşırsanız yaklaşın asla ulaşamazsınız, ama yaklaşmak için hiç durmadan çabalayacağınız sonsuz bir hedefe pekâlâ inanabilirsiniz."
200 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
"Son Nefes Havaya Karışmadan"
Hiç ölmeyecek gibi yaşayanların mutlaka okuması gereken bir kitap.

Kitabın kapağını açtığımda beni karşılayan ve defalarca okuduğum dörtlükle başlamak istiyorum.
Ölüm varsa hayatın anlamı ne diye soranlar,
Her nefesle günden güne havaya karışanlar!
Meçhuldür sizden sonrakiler, unutuldu hep öncekiler:
Ruhlar baki olsa da, zamana yenik düşer fani bedenler.
Ey okur! Öyleyse, zamanın hakkını ver, hâlâ vaktin varken,
Ne diye ölümü kovalarsın, henüz hayattayken!

Paul Kalanithi, çift lisans yaparak İngiliz Dili Edebiyatı ve Biyoloji okuyor. İngiliz Dili Edebiyatı'nda yüksek lisans yapıyor. Daha sonrasında ise Tıp okuyor ve Beyin cerrahı olarak yüksek ihtisasını tamamlıyor. Nörobilim üzerine doktora yapıyor. 36 yaşında 4. evre akciğer kanserine yakalandığını öğreniyor. 22 ay mücadele ettikten sonra hayatını kaybediyor.

Dünyaya gelirken hangi acı ve cefalardan geçtiğimizi bilmiyoruz, ama gitmenin kolay bir iş olmadığı kesin!
Düne kadar ölümcül hastalıkları tedavi eden başarılı bir cerrah iken bugün hasta yatağında yaşam mücadelesi veren kendisi oluyor. Ölümün kendisi zaten rahatsız edici bir gerçekti, ama ne yazık ki yaşamanın başka bir yolu da yoktu. Çünkü ölüm bir anlıktır, ölümcül bir hastalıkla yaşamak ise her anlık!

Paul hep bir kitap yazmayı istemiş. O yüzden bu kitabı her an ölebileceği telaşıyla yorucu hastalık ve tedavi sürecinde yazmış. Hem hekim hem hasta olarak ölümle yüzleşmiş, onu incelemiş, onunla güreşmiş ve sonunda onu kabullenmişti. İnsanların ölümü anlamalarına, ölüm fikriyle yüzleşmelerine yardımcı olmak istiyordu. Hem doktor hem de hasta gözüyle her şeyi çok açık bir şekilde anlatmış. Okurun ölüm ile yaşam arasındaki o ince çizgide gezinmesini sağlamış. Fakat kitabını tamamlayamadan hayata veda etmiş. Kitabın son bölümünü ise Paul öldükten sonra Paul'ün eşi Lucy tamamlamış. ( Bir eş düşünün kocası son evrede bir kanserle mücadele ediyor ve bu sırada yaşadıklarını ve hayatını bir kitap olarak yazmaya çalışıyor. Ama kitabı tamamlayamadan hayata veda ediyor ve eşinin yarım kalan kitabının son bölümünü ise karısı yazıp tamamlayarak kitabı bitiriyor ve okurları ile buluşturuyor.) Paul artık yok ve ben onu neredeyse her an özlüyorum. Ama sonuçta hâlâ birlikte kurduğumuz hayatı yaşıyorum. "Eşlerden birinin ölümü, seven bir çift için evliliğin sonu değil, sadece aşamalarından biridir -tıpkı balayı gibi!" diye yazmıştı C. S. Lewis. Paul hayatının büyük bir bölümünde ölümü sorgulamış, vakti geldiğinde onu metanetle karşılayabilir miyim, diye merak etmişti. Cevap, 'evet'ti.
Ben onun karısıyım ve en yakın şahidi...

Kitap gayet güzel ve akıcı fakat biraz fazla tıp terimleri içeriyor. Tıpçı ya da tıp dallarından bölümlerde okumayanların bu terimleri anlaması dolayısıyla da kitabı anlaması biraz zor olabilir. Ama kesinlikle okumalısınız...
200 syf.
"Ölüm varsa hayatın anlamı ne' diye soranlar/Her nefesle günden güne havaya karışanlar/Meçhuldür sizden sonrakiler, unutuldu hep öncekiler:/Ruhlar baki olsa da zamana yenik düşer fani bedenler/Ey okur! Öyleyse, zamanın hakkını ver, hâlâ vaktin varken/Ne diye ölümü kovalarsın, henüz hayattayken!" dizeleriyle başlıyor, akademik kariyerinin zirvesine çıkmasına ramak kala henüz otuz altı yaşındayken kansere yakalanan başarılı beyin cerrahı Paul'ün yaşam mücadelesi verme esnasında hem bir hekim hem de bir kanser hastası olarak yaşadıklarını adım adım kendi dilinden kendi kalemiyle bizlere aktardığı Son Nefes.

Kitabın sayfaları ve satırları arasında Paul'ün yaşamı ve ölümü anlamlandırma çabasını takip etmeye çalışırken kullandığı argümanların çoğunun bildik, olayların ise oldukça tanıdık olduğunu fark ediyorsunuz. Zira yeryüzünde ne tek akciğer kanserine yakalanan Paul'dür, ne de bütün pankreas kanseri hastaları sadece onun etrafındakilerden ibarettir.

Hastalığından sonra kendisine uygulanan tedavi sürecinde yaşadıkları ve hissettikleri ile bütün o süreçleri bir doktor olarak hastalarına yaşattığı dönemde yaşadıkları ve hissettikleri arasında kıyas yapması ve aradaki farklılıkları bariz bir şekilde ortaya koyması kendi hasta/hastane/doktor/hemşire tecrübelerimizi daha iyi okuma noktasında bize inanılmaz imkânlar sunuyor.

Hastaları ile yaşadığı, hastalarının yaşadığı bir çok hikâyenin benzeri -hatta daha da katmerlisi- eminim birçoğumuzun hayatında da mevcut. O yüzden biraz yürek istiyor kitabın bazı bölümlerinin okunması.

Çoğunlukla hüzün veriyor kitap, ama Paul'ün 'kırılganım ama asla zayıf değilim' sözünde olduğu gibi güç kaynağı olan cümleleri de eksik değil. Hayatın bize verilmiş en büyük armağanlardan biri olduğunu idrak ettirmek ve onu en güzel şekilde değerlendirmek için kararlar üstüne kararlar aldırmak da kitabın okuyanlarına ikram ettiği bir diğer katkı.
200 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Otuz altı yaşında başarılı bir beyin cerrahı olarak yıllarını verdiği yüksek tıp ihtisasını tamamlayıp tam emeklerinin karşılığını almak üzereyken, dördüncü evre akciğer kanseri olduğunu öğrenen Paul Kalanithi, kendini bir anda ölümle yüz yüze bulmuştu. Düne kadar ölümcül hastalıkları tedavi eden bir hekimken, bugün hasta yatağında yaşam mücadelesi veren kendisiydi. Karısıyla hayalini kurdukları ve ulaşmaya çok yaklaştıkları gelecek bir anda buharlaşıvermişti. Paul, herkesin bir başına yüzleştiği ve hiç kimsenin muaf olmadığı o en büyük eşitleyiciye birinci elden tanıklık etmek üzereydi. "Yaşayan her şey ölmeye mahkûmken, hayatı anlamlı kılan nedir?" Hayatı boyunca bu soruya kafa yoran Paul Kalanithi, yazdığı ilk ve son kitapta, insan hayatını ölüm ve yok oluş karşısında bile anlamlı kılan şeyin ne olduğunu sorgularken, her ikisini de bizzat tecrübe etmiş yetenekli bir yazarın gözünden doktor-hasta ilişkisine ışık tutuyor..
Ölümcül bir hastalıkla başa çıkmanın tek yolu, çok sevmekti – duvarları yıkmak, şefkat göstermek, cömert olmak, minnet duymaktı.
Paul'ün gördüğü ve benim de artık iliklerime kadar hissettiğim bir şeyi hatırlatıyor: yaşamla ölümün aslında iç içe olduğunu, mücadelenin hiç bitmediğini ve hayatın buna rağmen, hatta tam da bu yüzden anlamlı olduğunu!
İngilizcede "hasta” anlamına gelen patient sözcüğünün aynı zamanda, "zorluklara sessizce göğüs geren, sabırlı kişi” anlamına gelmesi...
Alexander Pope'un dediği gibi: "Öğrenmenin azı tehlikeli bir iştir;/ilham pınarından içeceksen, ya kan kana iç ya da tadına bile bakma hiç."
Tip eğitimi acımasız bir şekilde gelecek odaklıdır. Hazzı hep ertelersiniz; sürekli bundan beş yıl sonra nerede olacağınızı düşünerek hareket edersiniz. Benimse beş yıl sonra ne yapacağım belli değil. Hayatta olup olmayacağım bile belli değil.
Palyatif bakım; yaşamı tehdit eden ağır hastalık süreçlerinde, hasta ve ailesinin fiziksel, psikososyal ve spiritüel gereksinimlerini karşılamaya ve acı çekmenin hafifletilmesine yönelik uygulamaların yer aldığı, yaşam kalitesini geliştirmeyi amaçlayan bir yaklaşım. Burada amaç, kişinin hayatına yıllar katmak değil, yıllarına hayat katmaktır.
Bir hekimin görevi ölümü savuşturmak ya da hastaları eski yaşamlarına kavuşturmak değildi. Önemli olan yaşamı altüst olmuş bir hastanın ve ailesinin koluna girmek ve ayaklarının üstüne basıp durumla yüzleşmeleri ve kendi hayatlarının anlamını keşfetmelerini sağlamaktı.
Kusursuzluğa ne kadar yaklaşırsanız yaklaşın asla ulaşamazsınız, ama yaklaşmak için hiç durmadan çabalayacağınız sonsuz bir hedefe pekâlâ inanabilirsiniz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Son Nefes Havaya Karışmadan
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752122567
Kitabın türü:
Orijinal adı:
When Breath Becomes Air
Çeviri:
Berna Gülpınar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Son Nefes Havaya Karışmadan
When Breath Becomes Air
Otuz altı yaşında başarılı bir beyin cerrahı olarak yıllarını verdiği yüksek tıp ihtisasını tamamlayıp tam emeklerinin karşılığını almak üzereyken, dördüncü evre akciğer kanseri olduğunu öğrenen Paul Kalanithi, kendini bir anda ölümle yüz yüze bulmuştu. Düne kadar ölümcül hastalıkları tedavi eden bir hekimken, bugün hasta yatağında yaşam mücadelesi veren kendisiydi. Karısıyla hayalini kurdukları ve ulaşmaya çok yaklaştıkları gelecek bir anda buharlaşıvermişti. Paul, herkesin bir başına yüzleştiği ve hiç kimsenin muaf olmadığı o en büyük eşitleyiciye birinci elden tanıklık etmek üzereydi. "Yaşayan her şey ölmeye mahkûmken, hayatı anlamlı kılan nedir?" Hayatı boyunca bu soruya kafa yoran Paul Kalanithi, yazdığı ilk ve son kitapta, insan hayatını ölüm ve yok oluş karşısında bile anlamlı kılan şeyin ne olduğunu sorgularken, her ikisini de bizzat tecrübe etmiş yetenekli bir yazarın gözünden doktor-hasta ilişkisine ışık tutuyor.

Kitabı okuyanlar 1.271 okur

  • Sinem Şen
  • Ayşe Nur Çoban
  • CEMİL DUMAN
  • Betül ışık
  • Nisə Qulizadə
  • Sümeyye Gönen
  • alanreads
  • Ahmet Berkay Çiğdem
  • Nur Sevim ÇETİNER
  • SELCAN ÇETİN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%5.6
13-17 Yaş
%5.6
18-24 Yaş
%16.7
25-34 Yaş
%29.2
35-44 Yaş
%26.4
45-54 Yaş
%8.3
55-64 Yaş
%4.2
65+ Yaş
%4.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%77.9
Erkek
%21.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.6 (226)
9
%24.9 (132)
8
%19.4 (103)
7
%7.4 (39)
6
%2.3 (12)
5
%1.5 (8)
4
%0.8 (4)
3
%0
2
%0
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları