Arkadaşlar, son zamanlarda okuduğum ve elimden düşüremediğim bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Keigo Higashino’nun Şüpheli X.
Eğer klasik "katil kim?" polisiyelerinden sıkıldıysanız, bu kitap sizi bambaşka bir dünyaya götürecek.
Biliyorsunuz, çoğu polisiye romanın başında kimin yaptığını bulmaya çalışırız. Ama Şüpheli X’te işler tam tersine dönüyor; biz cinayeti ve katili en baştan biliyoruz. Asıl olay, o deha ürünü planın nasıl kurulduğu ve kusursuzca nasıl örtbas edildiği! Kitabın bu ters köşe kurgusu sayesinde, gerilim hiç düşmüyor ve her sayfayı büyük bir merakla çeviriyorsunuz.
Kitabın merkezinde iki muhteşem karakter var: Komşusu Yasuko’ya duyduğu platonik aşk yüzünden cinayeti örtbas etmeye çalışan matematik öğretmeni Ishigami ve bu karmaşık matematik problemini çözmeye çalışan dahi fizikçi arkadaşı Profesör Yukawa (Dedektif Galileo). Bu iki zeka arasındaki "akıl savaşı" resmen 5 boyutlu bir satranç oyunu gibi. Okurken, Ishigami’nin her adımını hayranlıkla ve şaşkınlıkla takip ediyorsunuz.
Kitap, yalnızca bir polisiye olmanın ötesinde, insan ruhunun derinliklerine iniyor. Ishigami’nin yalnızlığı, adanmışlığı ve sevdiği birini korumak için neleri göze aldığına tanık olmak, gerçekten sarsıcıydı. Kitap boyunca kendime defalarca "Bir insan, sevdiği biri için kendi hayatını, ahlakını ve hatta kimliğini ne kadar feda edebilir?" diye sordum.
Japon edebiyatının o sakin, soğuk ama bir o kadar da derinden vuran anlatımını bu kitapta da hissettim. Finali ise tahmin etmeme rağmen beni yine de şaşırtmayı başardı ve aklımda o buruk, hüzünlü tadı bıraktı.
Polisiye seven, özellikle psikolojik derinliği ve güçlü karakter dramlarını önemseyen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Keigo Higashino’ya bir şans verin, pişman olmayacaksınız!
Kitapla ve Sevgiyle