Özgün Gökalp

Özgün Gökalp
@Kitaptuvali
lisans
23 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı
10/10
·500 syf.··
2023 39. kitabı
Bazı kitapları okurken birbirine tezat duygu örüntüsünü eş zamanlı olarak yaşıyorum. İş kitap hakkında kelam etmeye gelince de haliyle kelimeleri belli bir düzene yerleştirmek zor oluyor. Özellikle geçmiş tarihimiz hakkında gerçekler ile yüzleştiğimde.. İşte bu yüzden Sema Hanım'ın kaleminden dökülen satırlar çok kıymetli.. "Keşke" bizleri 1940-1980 yılları arasındaki Türkiye'ye götürüyor. Ve Köy Enstitüsü'nde okuyan iki idealist öğretmen olan Fikret ve Sabia'nın gözlerinden o döneme biraz yaşlı, biraz da umutlu gözlerle bakıyoruz. Enstitüde başlayan, edebiyat ve şiir ile yoğrulan aşkları; kimi zaman bizleri eski aşklara özendirirken kimi zaman da imtihanları ile canımızı yakıyor. Üretim odaklı, öğrencileri birçok farklı alanda uzmanlaştıran, eğitimi halkın tabanına yayan, özellikle köylere kalkınma ve gelişme imkanı sunan Köy Enstitüleri'nin yıkılış sürecine derin bir üzüntü içerisinde tanıklık ediyoruz. Arka planda dönemin siyasi ve toplumsal yapısını seyrederken; belki de iç yüzünü bilmediğimiz tarihi gerçeklerin su yüzüne çıkmasıyla dilimize yüzlerce "keşke" sözcüğü hücum ediyor. Kişisel çıkarların ve hırsların, ekonomimizi ve egitimimizi nasıl sekteye uğrattığı, cehaletin insanların bakış açısını nasıl çürüttüğü, emperyalizmin ülkemiz uzerine nasil kara bulut gibi çöktüğü gerçeği ile yüzlesmenin ağırlığını yasarken; kalpleri vatan için atan gençlerin yokluk içerisindeki eğitim mücadeleleri ise yüzümüzde haklı bir tebessüme neden oluyor. Ve kitabın kapağını kapattığınızda; içinize Fikret ve Sabia'nın birçok zorluğun gölgesinde yaşama tutunmaya çalışan aşklarının sızısı düşüyor... Hem de öyle bir sızı ki; telafi etmeye ne zamanın gücü yetiyor ne de keşkelerin.. Çünkü zaman önünde sonunda sevdiklerinizi sizden acımasızca koparıyor.. Sevgili yazarımızın uzun
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20211,987 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Özgün Gökalp

, bir kitap okudu
10/10
·500 syf.··
2023 39. kitabı
Sema Soykan
9.3/10 · 1.987 okunma
10/10
·328 syf.··
2023 37. kitabı
Hayat dediğimiz yolculuk aslında sadece 'an'lardan ibaret. Geçmiş 'an'lardan kalan tortuların izleri, ancak fotoğraf karelerinin ruhunda yeniden anlam kazanıyor. Zamanın akışına direnemeyen gençliğimiz, yalnızca fotoğrafların içerisinde o an ki tazeliğini koruyor. Belki de bu yüzdendir albümlere her baktığımızda içimizde bir bahar esintisinin peydah olması. Yitip giden zamanın ruhunda asılı kalan özlemlerimiz, kayıplarımız , gizlemeye çalıştığımız kusurlarımız; yine yeniden tezahür ediyor kalbimizin en kuytu köşesinde. Bir fotoğraf karesine bakarken bazen hayatımızdan yitip giden sevdiklerimizi ve o bahtiyar gençliğimizi yâd ederiz kimi zaman da o insanları karşımıza alıp hasbihal ederiz. Ta ki; kalbimizdeki duyguları en savunmasız çıplaklığına indirgeyene dek. O denklanşöre basıldığında takındığımız duygu her ne kadar bir tebessüm edasında yansısa da çehremize; ruhumuzun en derinlerindeki kıvrımların portresi ancak o fotoğrafa atfedilen hikaye ile gün yüzüne çıkar. İşte sevgili yazarımız da sahaflardan topladığı siyah beyaz fotoğrafların her birine yeni bir hikaye yazarak; adeta perde arkasında kalan duyguları yeniden sahneye çıkarmış. Hayaller, aşklar, seviyormuş gibi yapanlar, uzak yakın akrabalar, yersiz kahkahalar, göçebe hayatlar, boşa bekleyişler..Ve ne varsa hayata dair hepsi bu hikayelerin içerisinde yeniden can bulmuş. Ben de okuduğum her hikayenin kahramanıyla nice sohbetler ettim, nice teselli sözleri fısıldadım kulaklarına. Bazen de yazarımızın mizahı üslubu ile istemsizce tebessüm ettim. Hayat da öyle değil midir zaten; bazen bir mizah bazen de kara mizah.. Belki sizler de bu güzel insanların yürüdüğü sokaklarda gezinmek ya da onlara bir kelam etmek istersiniz. Kim bilir belki de her fotoğrafa yeni bir hikaye atfedersiniz..
Sepyaİlkay Yıldız · Alfa Yayıncılık · 202364 okunma
10/10
·336 syf.··
2023 36. kitabı
Sevgili yazarımız polisiye/dram türündeki bu kitapta; Osmanlı Dönemin'de birbirlerine yakın tarihte yaşayan iki unutulmaz karakteri aynı sahnede buluşturmuş. Osmanlı Dönemi'nin ilk kadın mafyası Hanzade yani namı değer Baltalı Hano ve ilk seri katili olan Hrisantos'u yakalayan Komiser Muharrem.. Hayatın içinde sıradan bir insan iken, sizi azılı bir katile dönüştüren duygu; hiç şüphesiz "intikamdır". Üstelik adalet kavramı da yalnızca para ve güç sahibi insanlardan yana ise.. Hayat sizi bazen öyle bir noktaya getirir ki; içinizdeki tüm duygusal dengeler değisir, çehrenizdeki masum tebessüm, yerini yıkıcı bir öfkeye bırakır.. Tıpkı Hanzede'nin hazin dolu hikayesinde olduğu gibi.. Katıldığı bir davette zengin ve mevki sahibi insanların cinsel saldırısına uğrayan Hanzade hak aradığı davada haksız duruma düşüp yıllarca cezaevinde yatar.Üstelik bu tecavüzden bir de çocuk dünyaya getirir.Cezaevinde hem kendisinin hem de oğlunun canına kast edilmesi, ailesinin ona inanmayıp terk etmesi ve bozuk düzenin getirdiği nice sapkınlıklar sonucu; içinde söndürülemez bir intikam ateşi yanmaya başlayan cesur kadın; hapishaneden çıktığında bambaşka birine dönüşür. Artık tek isteği intikamdır.Aşık olduğu bir kabadayı ile birlikte kısa süre içerisinde İstanbul'un en ünlü çetesi haline gelirler.Fakat bu kez de engelli oğlu kaçırılıp istismar edilir. Bir annenin duygularını kökten yok edecek bu olay sonrasında Hanzade bunu yapan 21 adamı baltayla doğrar.İşte onun namını tüm ülkeye duyuran olay da bu olur. Zekası ve cesareti ile her defasında emniyet güçlerini alt eden Hanzade'nin peşine bu kez Komiser Muharrem düşer. Ve İstanbul'un arka sokaklarında dram ve macera ile perçinlemiş nefes kesen bir kovalamaca başlar. Aşk, intikam, dostluk, adalet ve insanlığa dair ne varsa, her bir duyguyu tüm
Komiser Muharrem Baltalı Hano'nun PeşindeMehmet Işık · Yaka Yayınları · 2023338 okunma