"SEPYA"
"Biz bu dünyanın yıkılacağını çok zamandır biliyorduk. Sadece o gün geldiğinde biz orada olmayacaktık. Geleceği değiştiremeyeceğimiz aşikârdı, biz geçmişimizi bugunden seçmek istiyorduk. Geçmiş bizim için tek bir fotoğraf olacaktı. Günün birinde hepimiz o fotoğrafa bakıp aynı şeyleri düşünecektik."
Şu ömür dediğimiz hayat yolculuğunda geride bıraktığımız anılarımızı ölümsüzleştirdiğimiz, bazen güzel bir tebessümle hatırladığımız bazen bir acı, bir yokluk, hüsran beliren yüzümüzde. Albümüzün parçalarından biridir fotoğraflar. Sepya'da o anıların siyah beyaz nostalji moduna verilen ismi demek.
Sahaflar onca yaşanmışlıkları içinde barındıran yerlerdir. Kitaplar misafir olur birçok hayata. Kitapların içlerinde unutulmuş fotoğraflar, kurutulmuş çiçekler fişler, notlar, biletler vb.şeyler. Önceden nadir çekilirdi fotoğraflar çoğunlukta da özel günlerde. Askerler, sevgililer, ailesi gurbette olanlar, çocuğu olanlar mektup yazar gibi fotoğrafın arkasına özlemlerini yazıp selamlarını sunardı.
İstanbul'daki çeşitli sahaflardan satın alınan fotoğrafların kurmaca hikayeleri. Öykülerdeki kişi ve olayların fotoğraflarla ilişkişi yoktur bilgisi ile başlıyor kitap. Okuyucuyu fotoğrafların derinliklerine bırakıyor. Siyah beyaz fotoğraflar geçmişin an'lardan kanatlanıp öyle güzel öykülerle birleşmiş ki her biri bizden birinin hikayesi gibi.
Birbirinden güzel 48 hikaye ile buluşturarak okuyucuyu bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.
Her fotoğraf 41 tasarımcı tarafından yeniden yorumlanmış. Duygunun her rengi her tonuna eşlik ediyoruz. Acı, hüzün, sevinç, mutluluk, gözyaşı, yalnızlık, çaresizlik... Resimlere dalıp hikayeleri okuyup kiminde gülüp kiminde hüzünlenmek.
Fotoğraftaki kişilere yeni bir hayat vermiş bütün duyguları karelerde harmanlayarak.
Hayaller aşklar seviyormuş gibi