Gurur ve Önyargı.
Aşkı, insanı ve hayatı bu kadar başarılı anlatan Jane Austen'e saygım ve hayranlığım çok büyük. Çoğu okura klasik bir aşk hikayesi gibi gelse de aslında insanı anlatan başarlı bir kitap. O yüzden yazıldığı günden bugüne kadar hiç eskimedi hikayesi.
Gurur, Mr. Darcy'i; önyargı ise Elizabeth'i temsil ediyordu. Her şeyi kendi gördüğü ve hissettiği gibi gerçek olduğunu düşünen Elizebeth ve sorumlulukları ve sahip oldukları için bir gurura sahip olan Mr.Darcy aslında kadın ve erkek kimliklerinin de bir analizini yapıyordu.
Kİtapta dört farklı kadın erkek ilişkisini ele almış yazar. Birincisi Jane ile Mr.Bingly'nin ilişkisi. İki tarafında birbirine ilk görüşte sırılsıklam aşık olduğu ancak itiraf etmekte zorlandığı romantik bir ilişki.
İkinci ilişki ise Lydia ile Mr.Wickham'nın ilişkisi. Çıkar ilişkisine dayanan ve dışardan mutlu gözükse de içerden çürük olan bir ilişki. Jane ile Mr.Bingly'nin tam tersi de diyebiliriz.
Üçüncü ilişki ise Mrs.Bennet ile Mr. Benet arasındaki ilişki. Uzun bir beraberlik ve istediği mutluluğu bulama ve bunu kabullenip onunla yaşamaya devam eden bir ilişki. Mutsuz bir evilik diyemeyiz ama bir parça şeylerin eksik kaldığını da söyleyebilirz.
Sonuncusu yani Mr.Darcy ile Elizabeth. İlişkide karşı tarafı değiştirmeye kalkmadan onu olduğu gibi kabul eden ve seven, bana göre kadın erkek ilişkilerinde olması gerektiği gibi olan bir ilişkiydi. Bilmiyorum, belki de baş kahramanlar onlar olduğu için böyle düşünüyorum.
Başrollerinde Keira Knightley ile Matthew Macfadyen'in olduğı Aşk Ve Gurur filmini kitabı okuduktan sonra izledim. Ancak büyük ihtimalle benim fazla beklentiye girmiş olmamdan dolayı beni çok fazla tatmin etmedi ama yine de kitaptaki dünyayı film olarak izlemek güzeldi.