Hayat zaman zaman sarmaşık ormanına benzeyebiliyordu, birini bırakır bırakmaz diğerini yakalamak gerekiyordu, aksi halde iki bacağın kırılmış bir halde kendini yerde buluyordun.
-Biliyor musun, diye sürdürdüm, hep hayatıma bir anlam verebilecek şeylerin ardından koştum. Seninle yaşamak, belki de başıma gelen en önemli şey.
-Söylediğin, çok nazik bir şey; ama bunun nedeni çok yorgun olman, gözlerin yuvalarından fırlamış...
-Hayır bu gerçeğin ta kendisi.