Hayat bazı insanlara çok acımasız davranıyordu doğrusu; kendisi de çocukluğu boyunca bu acımasızlıktan payını almıştı. Okuldaki varlıklı aile çocuklarının yanında bir türlü rahat edemeyişi ve içine girdiği zengin çevrelere karşı hâlâ duyduğu derin çekingenliğin sebebi bu olmalıydı.
Zengin bir ailede doğmuş ve hayatı boyunca para sıkıntısı çekmemiş insanlar ile, sonradan rahata kavuşanlar hemen ayrışıyordu.
Meryem uykuya dalmadan önce, "Bibi," dedi, "niye horozlar ötmüyor artık?"
"Horozlar hep öter!" dedi bibisi, 'Ama bazı insan duyar, bazısı duymaz."
Meryem, "Ben artık duymuyorum," dedi.
"Sabah olmasını istemiyorsun da ondan," diye yanıtladı onu Gülizar Ebe.
Türkiye'de herhangi bir düşünceyi savunabilmek için cümlenin başına, 'bilimsel olarak' klişesini yerleştirmek gerekiyordu.
'Bilimsel olarak' diye açıklanmayan görüşlerin hiçbir değeri yoktu bu toplumda. Ama bunu yapabilmek için de, kişinin adının önünde Profesör Dr. ya da Doçent Dr. gibi bir sıfatının olması gerekliydi.