“Rüzgara kapılmış bir yaprak parçası olmaktansa, yönünü belirleyebilen, rotasını ve etki alanını keşfetmiş bir insan olma haline daha önce ulaşmak isterdim.”
Doğan Cüceloğlu bu eserinde genel olarak insanın anlam arayışı üzerine değinmiş. Hayatın anlamının ne olduğunu sorgulamak ile başlıyor. Buna verdiği cevap ise “keşif” oluyor. Neyi keşfedeceksin derken insanın kendi özüne getiriyor konuyu. Hayatımızı, ilerlemelerimizi ,düşmelerimizi ve yeniden ayağa kalkmamız için gerekenlerden tutunda ailenin birey üzerinde nasıl bir etkisi olduğuna kadar her şeyi bize bir bir anlatmış.
Kitap sanki “bize “ dair bir tanıtım kılavuzu gibi. Mülakat şeklinde yazılması ve ve bildiğimiz şeyleri anlatıyor algısı basit bir okuma gibi gelebilir ama bazı cümleler var ki günlerce üzerinde durulmalık…
Doğan hocayla çok geç tanıştım, onu ölümüyle ve ölmeden hemen önce hazırlanan bu kitabı ile tanıdım. Bu kitap bana çok şey kattı ve öğrendim ki hiçbir zaman kendim olmamışım. Kendim olmaya çalışırken debelenip durmuşum aslında. Bana kendi özümü, kendi kimliğimi keşfetmemden önemli bir yol çizdi. Özellikle gençlere, hayatının başlangıcında seçimlerle boğuşan bireylere güzel, bağlayıcı tüyolar veriyor. Bu sebeple kesinlikle genç okurlara tavsiye ederim...
#alıntı
“Çektiğim hiçbir acı nedensiz değil. Ben onlar sayesinde "ben" oldum.”
"Bir kitap, bir roman, bir hikaye , bir şiir okuduktan sonra okuduklarımız aklımızda kalmasa bile asla aynı insan olmayız."
"Madem insan doğdum, olabileceğim en iyi insan olmalıyım."
“Rüzgara kapılmış bir yaprak parçası olmaktansa, yönünü belirleyebilen, rotasını ve etki alanını keşfetmiş bir insan olma haline daha önce ulaşmak isterdim.”
“Kim olduğun o kadar bağırıyor ki ne dediğini duyamıyorum.”
"İnsan kendini tanımak için okur. "