Bedia’ya yalnız gecelerinde eşlik eden uduydu. Bir yandan kendi ağlıyor bir yandan udu inliyordu. Bu udun bir zamanlar çalınışıyla şimdiki çalınışı arasından ne büyük fark vardı.
Gerçi ne güzel şeydi, bir gencin sonradan pişman ve mahcup olacak hiçbir hale düşmeden gençlik çağını geçirmesi ve ileride mazisine baktığı zaman asla yüz kızartıcı bir hale rastlamaması ne mükemmelliyettir. 
O vakitler bahtiyarlık bu genç kızın etrafını sarmış olduğundan kendisininki dışında başka bir dünya göstermez ki bedbahtlığın ne olduğunu görmüş, tecrübe etmiş olsun