Küccükkken ölenin kapıya bırakılan ayakkabısının fakir fukaraya ,ihtiyaç sahibine verildiğini anlayamazdım .Kimsenin bir ölünün ayakkabısını giymeyeğini düşünürdüm belki de .Benim inandığım ,o ayakkabıların asıl sahibi gelip alsın diye bırakıldığıydı.Gittiği yerde ayakları acımasın ,üşümesin ,karnı ağrımasın diye ...
Yokluğun birilerinin varlığına tesir etmesi gerekir .Etmiyorsa ,kimse için önemli olmamışsın ,kimsenin hayatında boşluğu hissedilecek bir yer doldurmamışsın denektir bu.
Uçsuz bucaksız bir yalnızlığın orta yerinde yaşamışsın denektir...
Harika bir kitaptı
Zaten hemen hemen her kitabını severek okurum Osman Balcıgilin...
Bu kitabında Nazım Hikmet’in annesi Celil’nin hayatı anlatılmaktadır .Paşa kızı olan Celil’e son derece güzel eğitimli etrafında parmakla gösterilecek bir kadındır .Selanik ,İstanbul ve Paris arasında gidip gelmektedir .Başından gecen evliliğin daha ilk gecesinde mutsuzluğunun farkına varmıs ancak uzun yıllar sürdürmek zorunda kalmıştır .Daha sonra oğlunun o sıralar öğretmeni olan Yahya Kemal’le büyük bir aşk yaşamaktadır .Bunı farkeden Nazım şiddetle karşı gelmektedir.Ve cebine :
-Ögretmenim olarak girdiğiniz bu eve babam olarak giremeyeceksiniz diye tepkisini gösterir.Yarım kalan aşkını unutmak için Celil’e Paris’e gider .Nazım büyür ve sert bir şekilde karşı çıktıklarını düşüncelerini savunur .Hayatının uzun yılları hapishanede geçiren Nazım ve evladının peşinden onun için mücadele eden Celile’nin tüm yaşadıklarını yaşar gibi hissedeceğiniz bir kitap okuyun okutun
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma