"İnsanları itmemizin nedenini kimse bilmez yakar ruhları parmaklarımızı, atarız tütün basarız boşalan yerlerine cam bir çocuk bırakırız gözlerinde günbatımı, boş bir kutu, ya da negentes."
"Bırakmak, gitmek, değişmek ve yer değiştirmek (geride bıraktığımız kişilere göre) derin ihanetlerdir, ama bu biricik hayatımızın da (bizi ileriye götürecek) geniş yelkenleridir bana kalırsa. ' Sıdıka da bunu istiyor..."
" Bir diğer tuhaflık da, yazarımın erkek olması... Belki de o yüzden öykülerimin sonunda hep dayak yiyorumdur. Ara sıra düşünmedim diil. Yazarları erkek olmasaydı, belki Asiye finalde kurtulurdu; Çalıkuşu Feride, bugün Milli Eğitim Bakanı filan olurdu... Yalan mı konuşuyorum anacım, istemese beni dövdürtmez, ben abimle babamı döverim... "