Kıvırcıx

ŞÜKRİYYEM İÇİN - Gence 1917
Az önce paylaştığım şiire yazılmış güzel şarkı youtu.be/pFUmp2KPSuU
Şiir/Müzik
Reklam
ŞÜKRİYYEM İÇİN - Gence, 1917
EN FEDAKAR KADINA Sovyet döneminde Ahmet beyi vatan haini ilan etmek için eşinin itirafta bulunması istenir. Şükriyye hanım hayatı pahasına reddedince de kendisini sürgüne yollarlar. Sürgüne giderken yolda birçok kez sovyet ordusu askerleri tarafından tecavüze maruz kalan kadınları görünce kendisini korumak için akıl almaz yöntem bulur. Her gece elbisesini çıkarıp tuvaletin yerlerine sürer, sonra üstüne giyinirmiş. Böylece vücudundan gelen kötü koku sonucu askerler ona yaklaşmazmış. Namusunu, iffetini koruyan bu güzel kadın için yazılmış naif şiir... Bir gülsün, dermişim gençlik bağımdan, Bir gülü, çiçeği deremem sensiz! Kâm aldım ömrümün oğlan çağından, Bir bağa, bahçeyr giremem sensiz! Söyle aklındamı Çakva, Batumi? Avladın gönlümü, çaldın ruhumu! Kemana dönmüşdü kalbimin teli, Huriyi, meleği göremem sensiz! Ne çoktur dünyada kusursuz peri! Gözüme görükmez daha hiç biri! О altın saçları, ipek telleri El atıp birini öremem sensiz! Benden mutlu varmı dünyada, deyin? Ey telli yavrusu Süleyman beyin! Bahtım terlan imiş: yeyinden, yeyin! (hızlıdan hızlı) Hiç kimseye bu bahtı veremem sensiz! Seninle gezerim elden-ele ben, Batarım, çıkarım selden-sele ben. Düşsem de ağıza, dilden-dile ben, Yaşaya bilemem bir kerem sensiz! Sunatek göllerde yüzsen de bensiz, Kuş olup göklerde süzsen de bensiz;
Genceden Gelirim...
"Genceden gelirim, yüküm üzümdü, Gencenin askeri düzüm, düzümdü. Bir emmi kızı var, iki gözümdü, Ellere vermem, ben özüm allam, Şirin gadasını canıma sallam! Âşık şiirinden" Genceden gelirim, yüküm hurmadı, Gencenin yolları burma, burmadı. Gencede bir kız var, teli turnadı, Güneşe sen çıkma, ben çıkayım diyor! Genceden gelirim, yüküm çiçekdi, Gencenin gülleri taçyapraktı. Gencede bir kız var, adı Çiçekdi, Kuşlara sen uçma, ben uçayım diyor! Genceden gelirim, malım ne maldı, Genceden aldığım ipekdi, şaldı. Gencede bir kız var, adı Maraldı, Ceylana sen koşma, ben koşayım diyor! Genceden gelirim, yüküm kınadı, Gönlüm deli kuşu ona kona(y)dı. Gencede bir kız var, adı Sunadı, Sulara sen akma, ben akayım diyor! Genceden gelirim, söze bend olub Gencenin meyvesi şeker, gend olub Gencede bir kıza gözüm bend olub, Cevata sen bakma, ben bakayım diyor!
Suretperestim- Kısaltmaya kıyamıyor insan
Bir şiir yazmışım dillerde gezer, Uçup oba-oba ellerde gezer. Gönlüm Mecnun gibi çöllerde gezer, O benim şarkımdır, o benim bestem, Ben şiir aşığı, ben sözperestim! Cananın sînesi bembeyaz, ak ola, Aşkı bulutlarda, keyfi çağ ola! Derdi nazü-gamze, canı sağ ola, Ben çoktan sarhoşum, ben çoktan mestim, Güzellik vurgunu, güzelperestim! Bir resim çizmişim, dünyada tekdi, Canlanıp ilk dağı göğsüme çekdi. Burdan gelib geçen o kız melekdi, Ben söz avcısıyım, sohbetperestim! Ben yüz delisiyim, suretperestim! Benim gördüğümü, Vagif görmemiş, Benim ördüyümü, Vagif örmemiş. Benim derdiyimi, Vagif dermemiş, İnci sarrafıyım, nakışperestim! Ben göz hastasıyım, bakışperestim! Kim diyor “düz yürür”, “eğilmezim ben Dosta dost, yada yad “deyilmezim ben” Demem, polatım, “yiyilmezim ben”; Yarin karşısında lalim, topalım, Muhabbet esiri, sevgiperestim!
Gence, 1918·Kitabı okudu
Halk bilimci arkadaşlara özenle tavsiye olunur
10/10
·400 syf.··
2021 49. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2021 01:51
Bazı bilgisizlerin "çapkın âşık" diye adlandırdığı bu el üstadının eserleri o kadar akıcı ve güzel ki insan okumaya doyamıyor. Öncelikle belirtmekte fayda vardır, âşık Alesker okuma yazma bilmeğen, eğitimli insanları dinleyerek hızlı hafızası sonucu duyduklarını aklına kazıyıp destan, koşma gerayli, dudakdeğmez vs. gibi bir çok dalda inanılmaz eserler yaratmıştır. Bazı değimlere göre Bektaşi tarikatindendir kendisi, ve bilgileri, söyleşileri de tarikat üyelerinden dinlermiş. Evet, gezdiği yerlerde kadınların, kızların güzellikleri methetmekle meşhur olan âşık, bunu çapkınlık için yapmıyordu. O dönemde düğünlerde, el meclislerinde kadınlar isimleri daima anılsın diye âşıklara kendilerini metheden şiirler, güzellemeler yazmalarını rica ederlerdi. (Bir nevi devrim sosyal medya aracı) Âşıklık sanatının en zirve âşıklarındam olan 100 yıldan fazla ömür sürmüş Âşık Alesker malesef 1905 yılının ermeni yağmasına, katliamlarına da tanık olmuş, yaşadığı yerlerde ermenilerin zulmüne uğrayan birçok türk gibi yurdunu yuvasını terketmek zorunda kalmıştır. Hatta "Dağlar" koşmasında bu konu ele alınmıştır. Halk bilimi ile ilgilenen arkadaşların okuması ve araştırması gereken bir üstattır. Tekrar okur muyum? - Evet
ƏsərləriAşıq Ələsgər · Şərq-Qərb Nəşriyyatı · 200412 okunma