Demek ki, dedim kendi kendime yürürken, Dünya'da yaşarsan önünde sonunda olacağı bu. Gerçekliği elinde tutuyorsun, sonra elin yanıyor ve tabak yere düşüyor.
"Hayatın anlamı falan yok. İnsanlar dünyada kendilerinin dışında değerler ve anlamlar arıyor, oysa dünya değer ve anlam sunmadığı gibi insanların bu arayışına da hepten kayıtsız. Bu Schopenhauer değil ama. Daha çok Camus üstünden Kierkegaard gibi. Ben onlarlayım. Sorun şu ki, eğer felsefe okuyup anlama inanmayı bırakırsan tıbbi yardıma ihtiyaç duymaya başlıyorsun."
"Schopenhauer İstenç ve Tasarım Olarak Dünya diye bir kitap yazdı. Bu kitap üstüne bir ödev hazırlamam gerekiyor. Temelde söylediği şey şu: Dünya kendi istencimizle farkında olduğumuz şeydir. İnsanlar temel arzuları tarafından yönetilir ve bu da acı çekmemize yol açar çünkü arzular bizi dünyadan bir şeyler istemeye iter, oysa dünya bir tasarımdan başka bir şey değildir. Aynı istekler gördüklerimizi de şekillendirdiğinden kendimizi tüketmeye başlar ve sonunda da delirip kendimizi burada (akıl hastanesinde) buluruz."
İnsanlar prensip olarak delilerden hoşlanmıyorlar; iyi resim yapan deliler hariç, ama onlardan hoşlanmaları için de o insanların ölü olmaları gerekiyor.