Bay Flaubert beni de romanında konu dışına itmeyip olaya dahil ettiğin için teşekkür ederim. Karakterlerin gerçekten devrine göre sıradan değil. Onlar üzerinden bu kadar ironi yapman ve insanların aptallıklarını devir ne olursa olsun yüzüme yüzüme vurman bazen içime oturuyor, ne yalan söyleyeyim.
Hani o değil de, altımdan sandalyeyi bir anda çekmen yok mu, ayaklarım havada sallanıyor. Bir öyle diyorsun, bir böyle. Orta bir yolda anlaşsaydık da bana da tutunacak bir dal bıraksaydın düşerken be usta. Her madalyonun, her durumun iki farklı yüzü vardır, evet. Şimdi ise tektipleşmeye doludizgin gidiyoruz. Karakterlerinin yarı deli olması gerekirdi bu kadar çeşitli olabilmesi için. Evet, farklı olana çok iyi gözle bakmıyorlar, eskiden de olduğu gibi. Belli çerçeveler var farklılığın tanımlandığı ve kabul gördüğü.
Yaşadığım çağda birbirine zıt karakterler bir araya çok da gelmiyor usta. Çelişkilerin benzerlik, paralellerin zıtlık oluşturduğu şu çağda bizi çok ayrıştırdılar. Bu devirde zıt karakterleri buluşturup aptallıktan dem vursaydın, hele de eğitimi ve ilerlemeyi yine eleştirseydin, fakat yine de her şeyi çözümsüz bıraksaydın seni kesin sansürlemişlerdi. O zaman yaşadıkların tatil gibi gelirdi sana, bak samimiyetle söylüyorum. Senin gibi bir kaleme çok ihtiyaç var sevgili bayım. Tüm hayranlığımla.