Çiçek Mutlu

George Orwell - Eric Blair
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2023 13:53
Orwell – Eric Blair, edebi eserlerinin geçirdiği dönüşüm nedeniyle gizemli bir adamdı. İki farklı karakteri vardı: Biri, imparatorluğun despotluğuna karşı yavaş yavaş nefreti artan kendi yansıması
Hayat ve İnsan
Burma GünleriGeorge Orwell · Can Yayınları · 20244,076 okunma
Çağlar Boyunca Gönderilmiş Uyarılar
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2022 16. kitabı
Diğer klasikler gibi bu kitap için de yazılmış öyle güzel incelemeler var ki, bu siteye bu kitap hakkında ne katabilirim diye düşündüm. Belki birileri bu incelememe denk gelir ve okur. Yıllar önce Titus andronicus'u Anthony Hopkins'in oynadığı Titus filmini seyretmiştim. Çok etkileyiciydi. Kitabını ise lise dönemimde okumuştum ve zihnimde daha önce var olduğunu bilmediğim bir şeyleri harekete geçirmişti. Bunların ne olduğunu uzun yıllar anlayamadım. Aldous Huxley gibi benzer mesajcıları okuduktan sonra bile bunun ne olduğunu anlamlandırabilmem için aradan vakit geçmesi gerekti. Mesajcılar diyorum onlara ben. Her devrin, her coğrafyanın bu tür, nötr mesajcıları vardır. İnsanlığın kaderini ellerinde tutan üst sınıfın maksatlarını çok açık bir şekilde dile getirirler. İsteyen bu mesajları anlar ve cebine koyar. Ondan sonrası kişiye kalır. Okültizmde bay Mills karakteri gibidir. Çağımızın bay Mills karakterlerine dikkat etmek gerekir. Onlara çok geç olmadan kulak vermek, sonra da bize düşen kısmını yerine getirmek. Zor bir çağdan geçiyoruz. Daha çok okurun Titus andronicus gibi eserlere ilgi göstermesi dileğiyle.
İnsan ve Toplum
Titus AndronicusWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20141,112 okunma
Gustave Flaubert Stili
Puan vermedi
Bay Flaubert beni de romanında konu dışına itmeyip olaya dahil ettiğin için teşekkür ederim. Karakterlerin gerçekten devrine göre sıradan değil. Onlar üzerinden bu kadar ironi yapman ve insanların aptallıklarını devir ne olursa olsun yüzüme yüzüme vurman bazen içime oturuyor, ne yalan söyleyeyim. Hani o değil de, altımdan sandalyeyi bir anda çekmen yok mu, ayaklarım havada sallanıyor. Bir öyle diyorsun, bir böyle. Orta bir yolda anlaşsaydık da bana da tutunacak bir dal bıraksaydın düşerken be usta. Her madalyonun, her durumun iki farklı yüzü vardır, evet. Şimdi ise tektipleşmeye doludizgin gidiyoruz. Karakterlerinin yarı deli olması gerekirdi bu kadar çeşitli olabilmesi için. Evet, farklı olana çok iyi gözle bakmıyorlar, eskiden de olduğu gibi. Belli çerçeveler var farklılığın tanımlandığı ve kabul gördüğü. Yaşadığım çağda birbirine zıt karakterler bir araya çok da gelmiyor usta. Çelişkilerin benzerlik, paralellerin zıtlık oluşturduğu şu çağda bizi çok ayrıştırdılar. Bu devirde zıt karakterleri buluşturup aptallıktan dem vursaydın, hele de eğitimi ve ilerlemeyi yine eleştirseydin, fakat yine de her şeyi çözümsüz bıraksaydın seni kesin sansürlemişlerdi. O zaman yaşadıkların tatil gibi gelirdi sana, bak samimiyetle söylüyorum. Senin gibi bir kaleme çok ihtiyaç var sevgili bayım. Tüm hayranlığımla.
Edebiyat-Düşünce
Madame BovaryGustave Flaubert · İletişim Yayınevi · 201240,8bin okunma
Tüberküloz ve birinci dünya savaşı
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
205 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2023 15:55
Kafka tüberkülozdan muzdaripti. O yıllarda Prusya ve Almanya birleşerek Prusya krallığı idaresine girerken büyük bir insan gücü ile ekonomisini ve endüstrisini çok geliştiriyor, ancak insanlara bu varlık yansımıyor, tam tersi daha sağlıksız, sefalet içinde, zayıf beslenen ve hijyenin kötü olduğu zamanlar yaşanıyordu. Kafka gibi pek çok insan, bir sürü de tanınmış kişi tüberküloza yakalandı. O yılları okuduğumda lebensreform denilen bir akımın özellikle Yahudi halkının yaşadığı bölgelerde yaygın olduğunu okudum. Bu akım insanın doğal yaşamasını savunurken çok soğuk yerler olan Prag gibi şehirlerde evleri ısıtmadan ince giyinerek insanın bağışıklığının güçlendirileceği savını yayıyordu. Bu gerçekten ne yaptığını bilmeyen "uzmanlar" yüzünden vücuduna ve sağlığına düşkün halklar, özellikle de kültürel sebeplerle bunu yaşayan Yahudiler gibi halklar, kim bilir ne acılar çekmişti. Kafka Prag'da soğuk evinde ince bir gömlekle çetin kış koşullarını geçiriyor, fit kalabilmek için spor yapıyordu. Bu sırada yakalandığı tüberküloz hastalığı o yıllarda antibiyotik olmadığı için giderek ilereyerek sonunda ölümüne neden oldu. Vücuduna ve sağlığına son derece düşkün biri için ne talihsiz bir durum. Kendisi hastalığını ruhsal durumunun bir uzantısı olarak gördü. Korkularının ve diğer ruhsal sıkıntılarının hasta olmasına yol açtığını düşünüyordu... Milena'ya mektuplarında bu düşüncesinden bahsetmiştir.
Hayat ve İnsan
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · Can Yayınları · 202365,8bin okunma