Ne mutluluk, ne de bir anlık zevk için değişmeyeceği rüyalarını, hayallerini bir tek saatlik gerçek acı çekmek için feda edebileceğini sezdiği anda da pişmanlığın bütün acısı gelip içine çöker.
Bütün ülkeyi sulamak için birkaç dere yetmez. En ücra yerleşim birimleri bile göl, pınar veya dere gibi bir su kaynağına muhtaçtır. Milletin manevî olarak susuzluğu da buna benzer. Her yerde milletin kana kana içebileceği taze pınarlar bulunmalıdır.
Devletlerin güçlülük ve zayıflığı, milletlerin ilerleme ve gerilemesi, yalnızca devlet idarecilerinin ehliyetli ve tecrübeli oluşlarından veya beceriksizliklerinden ileri gelmez. Yöneticiler iyi veya kötü, kahraman veya zalim olsun, onlar kendi milletlerinin birer yansıması, milli ruhun birer kopyasıdırlar. Onlar, halk kitlesinin içinden doğmuştur. Bir millet nasılsa, yöneticileri de onlar gibidir. İşte bu sebeple eskiden beri: "- Her millet, lâyık olduğu idareye ve idarecilere sahip olur." denilmiştir.