"Uzun yıllar başkalarının ihtiyaçlarına göre yaşadıktan sonra, sıra artık kendi ihtiyaçlarına göre yaşamaya gelince duraksar insan, eli ayağına dolanır, ne yapacağını bilemez. Üzülerek fark eder ki, kendi ihtiyaçları nedir, kendisi kimdir, bilmemektedir."
Zokayı yutmuş balık gibiyiz, çırpınıyoruz, kurtulmaya uğraşıyoruz, misinayı çekiştiriyoruz, fakat basit bir parça kıvrık telin bizi nasıl yakalayıp esir tuttuğunu anlayamıyoruz.