Yazarın ilk kitabı olması hasebiyle asla kaleminin hafif olduğunu düşünmeyin. Yılların yaşanmışlıkları nakış nakış satırlara dökülmüş ve her insandan bir parça var bu satırlarda. Yazarın kendisiyle olan tanışıklığım dünya nimetlerinden biri. Cümlelerin güzelliği, zarafeti ve kibarlığı da bunun bir yansıması. Kitabın merkezinde hasret, kayıp ve insanın iç yalnızlığı güzel bir biçimde işlenmiş. Yazarın tavus kuşunu dış güzelliğinden ziyade iç dünyadaki derinliğin sembolü olarak kullanması ve ışıltılı tüylerinde umudu ve güzellikleri yakalaması, eseri zarif bir şekilde okuyucuya sunmuş. Hasrete, umuda ve insanın iç dünyasına dokunan bu eseri gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. İyi okumalar.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
Cahit Sıtkı Tarancı