Çok değiştin dediler.
Evet, değiştim.
Çünkü aynı yerde duran taş yosun tutar, ben yürümeyi seçtim.
Çünkü susa susa içimde biriken kelimeler bir gün isyana kalktı.
Çünkü eskisi gibi kalmak, bana artık ihanet gibi geliyordu.
Değiştim;
kırıldığım yerleri kutsal bildim,
kaybettiklerimi başımın üstünde taşıdım.
Herkesin sustuğu anda konuşmayı,
herkesin konuştuğu yerde susmayı öğrendim.
Beni eski halimle sevenlere selamım var,
ama yeni halimle yüzleşemeyenler yolu açık bilsin.
Ben artık herkes için anlaşılır olmak zorunda değilim.
Herkesin sevdiği olmak, kendimi kaybetmekse
kusura bakmayın, o oyundan çekildim.
Değiştim evet;
çünkü dünya aynı kalmadı,
çünkü acı büyüttü,
çünkü hakikat yumuşak değildir.
Ve şunu bilin:
Bu değişim bir heves değil,
bir kaçış hiç değil.
Bu, hayatta kalmanın onurlu biçimi.