Müslümanların hayatına Kur'an-ı Kerim hükmetseydi, Müslümanlar Kur'an toplumuna dönüşseydi, çerçevesini Kur'an-ı Kerim'in çizdiği düşmanı tanıma ve tehlikelerinden emin olma bilinci gelişecekti. Toplumun Kur'an'dan uzaklaşmasının birçok alanda olduğu gibi düşmanı tanımada da sıkıntılara sebebiyet verdiği görülmektedir.
Islam'ı hedefine alan ve Müslümanları yıpratıp etkisiz hale getirmek için çabalayan küfür cephesinin oyun ve hilelerle oluşturduğu algı sayesinde İslamî akım, grup ya da cemaatlere karşı, kafir ya da Müslüman olsun insanların birçoğu tarafından büyük bir nefret gelişebilmektedir. Aynı şekilde toplu katliamlar yapan, nesilleri yok eden, insanlar arasında terör estiren, ekinleri ve nesilleri tahrip eden eli kanlı güçler; yoğun propagandalar neticesinde masum, medeni ve insan haklarına saygılı gösterilirken oluşturdukları algı neticesinde insanlardan çoğunu buna inandırmakta ve zalimleri alkışlatmaktadırlar.
Şeyh Sadi şirazi :
"Düşman yılan gibidir, başını ezip öldürmeden ondan emin olmamak mümkün değildir. Düşmanından emin olmak ve ondan taraf güvende kalmak istiyorsan, mutlaka düşmanının başını ezmelisin."
Hz. Ali (ra) düşmana karşı uyanık davranmanın gerekliliğini şu ifadelerle dile getirmektedir: "Düşmanına karşı gaflet icinde bulunan insanı düşmanın hileleri ve tuzakları uyandırır."